<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	>

<channel>
	<title>Doç. Dr. Turan Uslu &#187; Boyun Ağrıları</title>
	<atom:link href="http://www.turanuslu.com/category/boyun-agrilari/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.turanuslu.com</link>
	<description>Romatizmal hastalıklar ve tedavisi</description>
	<pubDate>Fri, 09 May 2008 04:02:12 +0000</pubDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.5.1</generator>
	<language>en</language>
			<item>
		<title>Bel ve Boyun Sağlığı İçin Yatak Seçimi ve Uygun Yatış Pozisyonları</title>
		<link>http://www.turanuslu.com/2008/05/02/bel-ve-boyun-sagligi-icin-yatak-secimi-ve-uygun-yatis-pozisyonlari/</link>
		<comments>http://www.turanuslu.com/2008/05/02/bel-ve-boyun-sagligi-icin-yatak-secimi-ve-uygun-yatis-pozisyonlari/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 02 May 2008 17:01:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Doç. Dr. Turan Uslu</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Bel Ağrıları]]></category>

		<category><![CDATA[Boyun Ağrıları]]></category>

		<category><![CDATA[bel ağrısı]]></category>

		<category><![CDATA[bel sağlığı]]></category>

		<category><![CDATA[boyun ağrısı]]></category>

		<category><![CDATA[boyun sağlığı]]></category>

		<category><![CDATA[ortopedik yatak]]></category>

		<category><![CDATA[sağlıklı yatak]]></category>

		<category><![CDATA[sağlıklı yatış pozisyonu]]></category>

		<category><![CDATA[sağlıklı yatmak]]></category>

		<category><![CDATA[uygun yatış pozisyonu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.romatizma.us/bel-ve-boyun-sagligi-icin-yatak-secimi-ve-uygun-yatis-pozisyonlari/</guid>
		<description><![CDATA[Ömrümüzün yaklaşık üçte biri yatakta geçmektedir. Sadece bu bile yatak konforunun önemini vurgulamak açısından yeterlidir. Son yıllarda endüstrinin bu alana ilgi göstermesiyle beraber bel sağlığına uygun yataklar üretilmeye başlanmıştır
Omurga sağlığı açısından en uygun yatış pozisyonu; omurga ve disklerin üzerine en az yükün bindiği pozisyondur. Çok yumuşak, esnek veya sert yataklar, uzun süreli (gece boyunca) yatma [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Ömrümüzün yaklaşık üçte biri yatakta geçmektedir. Sadece bu bile yatak konforunun önemini vurgulamak açısından yeterlidir. Son yıllarda endüstrinin bu alana ilgi göstermesiyle beraber bel sağlığına uygun yataklar üretilmeye başlanmıştır<br />
Omurga sağlığı açısından en uygun yatış pozisyonu; omurga ve disklerin üzerine en az yükün bindiği pozisyondur. Çok yumuşak, esnek veya sert yataklar, uzun süreli (gece boyunca) yatma sonucu omurgayı zorlarlar. Çünkü bu iki durumda da omurga en az zorlandığı orta duruş pozisyonunu koruyamaz. Çok sert veya çok yumuşak yataklar omurganın doğal eğriliklerini uzun süre koruyamaz. Bu nedenle doğal eğrilikler artmış ya da tamamen kaybolmuştur. Her iki durumda da bel omurlarını bir arada tutan bağlar aşırı derecede gerilir, sinirlerin çıktıkları foramenler (delikler) daralır, omurla arasındaki disk üzerine aşırı yük biner.<span id="more-25"></span></p>
<p>Omurgamız için ideal yatak, doğal eğriliklerin korunmasını sağlayan, buna karşın eğriliklerin artma ve azalmasına yol açmayacak yataktır. Uygun bir yatakta, omurga doğal eğriliklerini koruduğundan; disk, bağ, sinir gibi oluşumların zorlanması en aza iner. Sonuçta bu oluşumlardan kaynaklanan ağrıların ortaya çıkmasını engeller. Her ne kadar uygun yatak konusunda kesin bir kural yoksa da yine bazı ölçüler kullanılabilir. Her &#8220;ortopedik&#8221; adı verilen yatağın her bel hastasına uygun olduğu söylenemez. İlk alındığında iyi gelen bir yatağın bu niteliğini ne kadar bir süre sürdüreceği de önemlidir.</p>
<p><strong>Ortopedik Yatak:</strong> Genel olarak altında enine esnek latalardan oluşmuş tahta ızgara yerleşmiş olan bir pamuk yataktır. Teknik olarak özel üretim yaylar, süngerler ve metal alaşımlar kullanılarak iyi sonuçlar alınabilmektedir. Yatağın boyutları da rahat bir uyku açısından önemlidir. İdeal yatak boyu yatan kişinin boyundan 20 cm fazla, eni ise en az 95 cm olmalıdır. İki kişilik yataklarda eşlerin ikisine de aynı yatağın uygun olması her zaman mümkün olmayacağından, ayrı yatak ve ızgaraların kullanılacağı bir düzenek tavsiye edilebilir.</p>
<p>Genel olarak altında enine esnek latalardan oluşmuş tahta ızgara yerleşmiş olan bir pamuk yataktır. Teknik olarak özel üretim yaylar, süngerler ve metal alaşımlar kullanılarak iyi sonuçlar alınabilmektedir. Yatağın boyutları da rahat bir uyku açısından önemlidir. İdeal yatak boyu yatan kişinin boyundan 20 cm fazla, eni ise en az 95 cm olmalıdır. İki kişilik yataklarda eşlerin ikisine de aynı yatağın uygun olması her zaman mümkün olmayacağından, ayrı yatak ve ızgaraların kullanılacağı bir düzenek tavsiye edilebilir.<br />
Çok sert zemin ya da yerde yatma her kalkışta omurgayı zorlayıp, bel ağrılarını daha da artırabilir.</p>
<p>Omurga için ideal yatış pozisyonları, sırtüstü ya da yan yatıştır. Yüzüstü yatma, bel çukurluğunun aşırı derecede artmasına yol açar. Bu nedenle önerilmeyen bir pozisyondur. Ancak ankilozan spondilitli ve kalça ağrılı hastalarda zaman zaman yüzüstü yatma tavsiye edilebilir.</p>
<p>Yatarken bacakların kalça ve dizlerden karına doğru bükülmesi, bel açısını daha da azaltıp rahatlamayı sağlayan bir durumdur. Dizlerin altına konacak rulo şeklinde bir yastık bunu sağlar. Ancak bu tür bir desteğin uzun süreli kullanımı diz arkasındaki kasların kısalmasına yol açar. Bu da dik duruşu bozarak yine bel ağrısına neden olur. Bu nedenle bu tür bir destek zorunlu durumlarda ve kısa süre kullanılmalıdır. Ayrıca diz ve kalça sorunlu hastalarda ve iltihaplı romatizmalarda bu pozisyon asla tavsiye edilmez.</p>
<p>Yan yatarken hastanın iki bacağı arasına konacak yastık da omurga için faydalıdır ayrıca yine yan yatarken bel çukurluğunun bir yastıkla doldurulması faydalı olabilir. Her ne kadar hastanın yakınmaları belinde ise de boyun omurgasının pozisyonu çok önemlidir. Zira omurga bir bütündür. Omurga çevresi kasları bir hasır örgüsü gibi birbirine geçmişlerdir, hastanın bir omurga bölgesindeki sorunları diğer bölgelere de yansır. Bu nedenle bel hastası yatarken boyun pozisyonuna da dikkat etmelidir.</p>
<p>İyi bir yatak nasıl bel ağrılı hastalar için çok önemli ise boyun ağrılı hastalar için de yastık o kadar önemlidir. Özellikle yan yatışta başın yana düşmemesi, sırt üstü yatışta da arkaya sarkmaması gerekir. &#8220;Alçak yastık iyidir&#8221; gibi peşin yargı her şartta geçerli değildir. Prensip; boynun da belde olduğu gibi omurganın nötral adını verdiğimiz orta pozisyonda desteklenmesidir. Bunun için kullanılan asıl yastık dışında ikinci bir yastık faydalı olur. Fazla yüksek olmayan ince bir yastığın üzerine konulacak rulo bir yastık boyun kaslarındaki zorlanmayı en aza indirir. Bu yastık ense ve boynu destekleyerek başın yana veya arkaya düşmesini engeller. Bunun için ince bir rulo veya küçük bir bebek yastığı kullanılabilir. Bu amaca yönelik hazır veya havalı yastıklar bulunmaktadır. Boyun ağrılı hastalar uzun süren yolculuklarda da mutlaka özel bir seyahat yastığı kullanmalıdır.</p>
<p><strong>Yataktan Kalkma: </strong>Ani bel tutulmaları çoğunlukla uzun süreli hareketsizlikten sonra meydana gelir. Aynı durum spor yaralanmalarında da söz konusudur ve yeterince ısınmamış kaslarla açıklanır. Uzun süreli istirahat sonrası gevşemiş kaslar, ani hareketler karşısında yeterli hızda reaksiyon veremediklerinden eklem ve omurgayı koruyamazlar. sonuç ise tutulmalar, incinmeler ve ağrıdır.</p>
<p>Ani bel tutulmaları çoğunlukla uzun süreli hareketsizlikten sonra meydana gelir. Aynı durum spor yaralanmalarında da söz konusudur ve yeterince ısınmamış kaslarla açıklanır. Uzun süreli istirahat sonrası gevşemiş kaslar, ani hareketler karşısında yeterli hızda reaksiyon veremediklerinden eklem ve omurgayı koruyamazlar. sonuç ise tutulmalar, incinmeler ve ağrıdır.<br />
Bel ağrısı çeken hasta sabah ağrıları ile uyandığından bu durumu engellemek için yataktan kalkarken, uzun süreli hareketsizliğin yol açtığı kassal hazırlıksızlığı gidermek için kasları ısıtmak gerekir. Bunun için de en basit ve doğal yöntem yeterince gerinmek ve yatakta basit birkaç egzersiz yapmaktır.</p>
<p>Sırtüstü yatan bir kişi ani olarak omurgasını doğrultarak kalkmamalıdır. Önce yan dönmeli sonra bacaklarını aşağıya sarkıtmalı, kolunu yana uzatıp yatağa dayanmalı ve gövdesini doğrultmalıdır. Daha sonra ayaklar yere bastıktan sonra bir süre bu pozisyonda kalınmalıdır. Bu kalkış tarzı düşük tansiyonlu hastalar için de önerilen bir pozisyondur.</p>
<p>Yrd.Doç.Dr.Nesrin Yağcı</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.turanuslu.com/2008/05/02/bel-ve-boyun-sagligi-icin-yatak-secimi-ve-uygun-yatis-pozisyonlari/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Boyun ve Omuz Koruma Prensipleri</title>
		<link>http://www.turanuslu.com/2008/05/02/boyun-ve-omuz-koruma-prensipleri/</link>
		<comments>http://www.turanuslu.com/2008/05/02/boyun-ve-omuz-koruma-prensipleri/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 02 May 2008 15:13:20 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Doç. Dr. Turan Uslu</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Boyun Ağrıları]]></category>

		<category><![CDATA[Omuz Ağrıları]]></category>

		<category><![CDATA[boynu korumak]]></category>

		<category><![CDATA[boyun ağrısı]]></category>

		<category><![CDATA[boyun ağrısı tedavisi]]></category>

		<category><![CDATA[doğru duruş]]></category>

		<category><![CDATA[doğru oturuş]]></category>

		<category><![CDATA[doğru yatış pozisyonu]]></category>

		<category><![CDATA[omuz ağrısı]]></category>

		<category><![CDATA[omuz koruma]]></category>

		<category><![CDATA[omzu korumak]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.romatizma.us/boyun-ve-omuz-koruma-prensipleri/</guid>
		<description><![CDATA[Oturmak
Çenenizi (yukarı değil) bükük ve boynunuzu arkaya çekik tutun. İyi bir boyun sağlığı iyi bir duruşla mümkündür. Kol destekleri olan sert sandalye kullanın. Gevşemeyin; bütün omurganız sandalye arkalığına dayanacak şekilde dik olsun. Sandalye kollarını kollarınıza destek olarak kullanırsanız, ileri eğilme sebebiyle boynunuzda olacak lüzumsuz zorlanmayı önlemeye yardımcı olur. Çenenizi ileri doğru uzatarak çok dikkatlice bir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Oturmak<br />
Çenenizi (yukarı değil) bükük ve boynunuzu arkaya çekik tutun. İyi bir boyun sağlığı iyi bir duruşla mümkündür. Kol destekleri olan sert sandalye kullanın. Gevşemeyin; bütün omurganız sandalye arkalığına dayanacak şekilde dik olsun. Sandalye kollarını kollarınıza destek olarak kullanırsanız, ileri eğilme sebebiyle boynunuzda olacak lüzumsuz zorlanmayı önlemeye yardımcı olur. Çenenizi ileri doğru uzatarak çok dikkatlice bir yere bakmayın.<br />
<span id="more-24"></span><br />
Ayakta durmak<br />
Çenenizi ( yukarı değil) bükük ve boynunuzu arkaya çekik tutun. Keza belinizin düz durmasına çalışın. Dizlerinizi bükmeden öne doğru eğilmeyin; bu, boyun ve omuzlarınızın arkaya çekik ve dik tutabilmenizi kolaylaştıracaktır.</p>
<p>Yatmak</p>
<p>Yüzüstü yatmayın. Yan yatarak uyumanız daha iyidir. Baş ve boynunuza yastığın yardımıyla normal bir duruş sağlayın, ve kollarınızı aşağıda tutun. Eğer sırt üstü yatmak istiyorsanız yastığınızı baş ve boynunuzun altına gelecek şekilde koyun. Yastık baş ve boynunuzu nötür bir durumda desteklemelidir. Boynunuzun gergin durmasından kaçının.</p>
<p>Yatak altına tahta konması veya sert ortopedik yatak kullanılması daha uygundur. Yumuşak yastığı boynunuzun altına uydurmaya çalışmak yerine, normal yastık da kullanabilirsiniz. Oturduğunuz yerde uyumak boyun için oldukça zararlıdır.</p>
<p>Yatarken televizyon seyretmek ve kitap okumak boyun kaslarınızı zorlar. Yatarken kollarınızı başınızın altına koymak yada kollarınızı baş hizasında tutmak zararlıdır. Kollarınızı eşinizin başı altına koymayın.</p>
<p>İstirahat halinde<br />
Televizyon seyretmek için bir sedire uzanmayın. Sert bir koltuk veya sandalye kullanın. Okurken başınızı desteklemek için yumuşak kuş tüyü yastık kullanmayın.</p>
<p>Araba kullanırken<br />
Arabada yüksek oturun. Koltuğunuz ( tercihen sert) direksiyonun üzerinden bakmak için gerilme ve eğilmenizi gerektirmeyecek şekilde ne çok alçak ne de çok geride olmalıdır. Destek için poliüretan bir sırt yastığı faydalı olabilir; yastık 1-2cm kalınlığında, sırtınız genişliğinde ve omuzlarınızın hizasına kadar olmalıdır. Aynaları iyi ayarlayın. Boyun ağrısı olanlar geri giderken boyunlarıyla değil belleriyle dönmelidir. Gereksiz yere camları açmayın, alacağınız rüzgar boyun tutulmasına yol açabilir.</p>
<p>Uzun yolculuklarda boyunluk kullanılması oldukça yararlıdır. Uzun yolculuklarda 3-4 saatte bir ara vererek boyun, sırt ve bel kaslarınızı esnetin.</p>
<p>Bir şeyi kaldırırken veya bir şeye uzanırken</p>
<p>Dizlerinizi bükün ve kaldırma için bacak kaslarınızı kullanın. Ani hareketlerden kaçının. Ağırlığı gövdenize yakın tutun ve hiçbir şeyi baş hizasından yukarı kaldırmaya çalışmayın. Başınız hizasından yüksekçe bir rafa uzanmanız gerekliyse bir iskemleye çıkın. Uzun süre uzanma veya yukarı bakmaktan kaçının.</p>
<p>Çalışırken<br />
Aşırı çalışmayın. Eğer bütün gün masada çalışıyorsanız; fırsat bulunca kalkıp dolaşın. İş arası dinlenmelerde egzersizlerinizi bir iki defa yapmanız faydalı olabilir. Çalışma materyaline çok yakın olmak boyun kaslarını zorlar. Uzun süreli klavyeli cihaz kullananlarda boyun ağrısına daha sık rastlanır. Şayet buna mecbursanız egzersizlerinize daha çok dikkat edin, cihaz karşısındaki duruşunuz boynunuzu en az zorlayacak pozisyonda olsun.</p>
<p>Dikkat edilecek diğer noktalar</p>
<p>* Uygun olmayan sütyenler özellikle iri göğüslü hanımlarda boyun, sırt ve omuz ağrılarına sebep olabilir.<br />
* Dişleri sıkarak yatmak ( diş gıcırdatması) boyun kaslarında spazma yol açar, sonuçta boyun ağrıları ve çiğneme kaslarında ağrı olur.<br />
* Telefonla konuşurken telefonun boyunla omuz arasına sıkıştırılması boyun kaslarına zarar verebilir.<br />
* Bel ağrıları ve boyun ağrıları birbirlerini oldukça etkileyen hastalıklardır. Bu nedenle boynu ağrıyanlar aynı zamanda bellerine, beli ağrıyanlarda boyunlarına dikkat etmelidirler.<br />
* Çalışırken çalışma masasına dayanmayın.<br />
* Işıklandırması iyi ayarlanmamış ortamlarda çalışmak boyun ve sırt kaslarınızı zorlayabilir.<br />
* Çok uzak yada yakın mesafeden televizyon seyretmeyin.<br />
* Özellikle saçları uzun olanlar iyice kurutmadan dışarı çıkarlarsa boyun kaslarında spazm olur. Bu nedenle saçlar yıkandıktan sonra mutlaka kurutulmalıdır.<br />
* Görme bozuklukları, objelerin görülmesi için çok daha fazla dikkat göstermenizi gerektirir. Bu durum boyun kaslarını yorarak boyun ve omuz ağrılarına zemin hazırlar. Bu nedenle görme bozuklukları zamanında tedavi edilmelidir.<br />
* Ellerinizi omuz hizasından yüksek yada çok alçak seviyelerde kullanmanız boyun bölgesini zorlar. Bu nedenle öğretmenlerde, duvar ve tavan işçilerinde boyun ağrısı sık görülür.<br />
* Eğer öğretmenseniz tahtaya kazı yazarken omuz hizasından üst seviyeye ve çok aşağı seviyelere yazı yazmayın.<br />
* Perde takmak gibi çok nadir yapılan uygun olmayan aktivitelerde bile boyun fıtığına ve diğer boyun ağrılarına yakalanabilirsiniz. Üzerine çıktığınız platformu yükselterek bu riski en aza indirin yada boyun probleminiz varsa en iyisi hiç yapmayın, daha uygun birilerinden yardım isteyin.<br />
* Uykusuzluk, çok çalışma, sinirsel gerginlik, işinden memnun olmama, takdir edilmeme gibi durumlar boyun kaslarında gerginlik yaparak disklerin beslenmesini bozabilir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.turanuslu.com/2008/05/02/boyun-ve-omuz-koruma-prensipleri/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Whiplash Yaralanmaları (Kamçı Yaralanmaları)</title>
		<link>http://www.turanuslu.com/2008/05/02/whiplash-yaralanmalari-kamci-yaralanmalari/</link>
		<comments>http://www.turanuslu.com/2008/05/02/whiplash-yaralanmalari-kamci-yaralanmalari/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 02 May 2008 15:10:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Doç. Dr. Turan Uslu</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Boyun Ağrıları]]></category>

		<category><![CDATA[boyun ağrısı]]></category>

		<category><![CDATA[boyun tutukluğu]]></category>

		<category><![CDATA[kamçı yaralanmaları]]></category>

		<category><![CDATA[trafik kazası]]></category>

		<category><![CDATA[Whiplash]]></category>

		<category><![CDATA[Whiplash yaralanmaları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.romatizma.us/whiplash-yaralanmalari-kamci-yaralanmalari/</guid>
		<description><![CDATA[Motorlu taşıt kazaları esnasında, önden yada arkadan çarpmalar sonucu, baş ve boyun ani olarak öne veya arkaya hareket eder. Ani fren yapmalarda da bu durumlar olabilir. Ciddi yaralanma ile sonuçlanmayan trafik kazalarının en az %20 sinde kazadan sonra boyun, omuzlar, kollar ve başa yayılan ağrılar olur. Bu insanların yaraları bir şekilde iyileşirken, önemli bir kısmı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Motorlu taşıt kazaları esnasında, önden yada arkadan çarpmalar sonucu, baş ve boyun ani olarak öne veya arkaya hareket eder. Ani fren yapmalarda da bu durumlar olabilir. Ciddi yaralanma ile sonuçlanmayan trafik kazalarının en az %20 sinde kazadan sonra boyun, omuzlar, kollar ve başa yayılan ağrılar olur. Bu insanların yaraları bir şekilde iyileşirken, önemli bir kısmı daha sonra ciddi ağrılı durumlarla karşılaşırlar. Hatta bazı durumlarda olay ciddi sakatlıklarla bile sonuçlanabilir.</p>
<p><span id="more-23"></span><img src="http://www.romatizma.us/wp-content/uploads/whiplashyaralanmalari.jpg" alt="whiplashyaralanmalari.jpg" /><br />
<strong>Belirtileri ve bulguları nelerdir?</strong><br />
<strong>Whiplash yaralanmaları</strong> ile karşılaşan hastalarda yaralanmadan birkaç gün sonra aşağıdaki semptomlardan bazıları görülür.</p>
<p>* Boyun ağrısı ve tutukluğu<br />
* Baş ağrıları<br />
* Omuzlar ve omuz kürekleri arasında ağrı<br />
* Bel ağrısı<br />
* Kol ve/veya ellerde uyuşma<br />
* Baş dönmesi<br />
* Kulak çınlaması ve bulanık görme<br />
* Konsantrasyon ve hafıza problemleri<br />
* Sinirlilik, uyku bozuklukları, yorgunluk</p>
<p>Teşhis ve tedavi</p>
<p>Whiplash yaralanmasının nasıl olduğunu anlamak oldukça kolaydır. Ancak yaralanmanın seviyesini ve derecesini tesbit etmek zor olabilir. Bu tip yaralanmalardan etkilenen diskler, bağlar ve kaslar düz röntgen filmlerinde görülemezler. Normal röntgen, kırık ve instabilite olup olmadığını görmek için gereklidir. Bilgisayarlı tomografi veya MR çoğu hastada gereklidir. Kazadan hemen sonra boyun yumuşak bir korse ile korselenir. İlk 24 saatte soğuk uygulama yapılır. Bir iki gün içinde aktif hareketlere izin verilir (nazikçe). Boyun egzersiz eğitimi verilir. Hasta işine olabildiğince erken dönmesi için cesaretlendirilmelidir. Boyun koruma prensipleri eğitimi verilmelidir. Ultrason, TENS, traksiyon, masaj, soğuk ve sıcak uygulamalar gibi fizik tedavi metodları kullanılmaladır. Bu tedaviler hastaların %75 inde birkaç ay içinde iyileşme sağlar. Hastanın uzun dönem rehabilitasyonunda izometrik boyun egzersizleri yapılır. Bazı hastalarda cerrahi tedavi metodları gerekebilir (füzyon, laminektomi, diskektomi vs. gibi)</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.turanuslu.com/2008/05/02/whiplash-yaralanmalari-kamci-yaralanmalari/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Boyun Anatomisi</title>
		<link>http://www.turanuslu.com/2008/05/02/boyun-anatomisi/</link>
		<comments>http://www.turanuslu.com/2008/05/02/boyun-anatomisi/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 02 May 2008 14:50:17 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Doç. Dr. Turan Uslu</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Boyun Ağrıları]]></category>

		<category><![CDATA[boyun ağrısı]]></category>

		<category><![CDATA[boyun anatomisi]]></category>

		<category><![CDATA[boyun tedavisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.romatizma.us/boyun-anatomisi/</guid>
		<description><![CDATA[Boyun, baş ile vücut arasındaki bağlantıyı sağlar. Boyun başımızı destekler ve dengeli pozisyonda tutar. Başın birçok yöne rahat hareket etmesini sağlar.

Boyun 7 adet boyun omurundan oluşur. Bu omurlardan en üst ikisi farklılaşarak kafatası kemiğine tutunmasını sağlar. Boyun omurları arasında diskler bulunur. Diskler aslında omurların birbirine sürtünmesini engelleyen jöle kıvamında yastıkçıklardır. Disklerin görevi üzerine düşen yük [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Boyun, baş ile vücut arasındaki bağlantıyı sağlar. Boyun başımızı destekler ve dengeli pozisyonda tutar. Başın birçok yöne rahat hareket etmesini sağlar.<br />
<span id="more-18"></span><br />
Boyun 7 adet boyun omurundan oluşur. Bu omurlardan en üst ikisi farklılaşarak kafatası kemiğine tutunmasını sağlar. Boyun omurları arasında diskler bulunur. Diskler aslında omurların birbirine sürtünmesini engelleyen jöle kıvamında yastıkçıklardır. Disklerin görevi üzerine düşen yük miktarını dengeli olarak alt seviyelere iletmektir.</p>
<p>Boyun omurları, diskler ve güçlü bağlar ile birbirine tutunurlar. Bu sistem kaslar ile esneklik kazanır ve kuvvetlenir.<br />
Boyun omurgası içersinden omurilik ve sinirler geçer. Omurilik 2 cm çapında beyinden aldığı emirleri tüm vücuda ileten son derece önemli bir yapıdır.</p>
<p>Boyunda omurilikten çıkan sinirler el, kol ve omuzlarımızın hareketini, hissini ve kuvvetini sağlarlar.</p>
<p>Sağlıklı boyun dengeli boyundur. Bu dengeyi sağlamak için boyun omurgası doğal bir eğime sahiptir. Bu eğimin korunması rahat ve ağrısız boyun için çok önemlidir. Bu eğim bozulursa boyun omurgasında yozlaşma ve yıpranma başlar. Buda boyun ve kol ağrısını arttırır. Bu ağrılar omuzlara, sırta, kollara, ellere ve kafaya yayılır.</p>
<p><img src="http://www.romatizma.us/wp-content/uploads/boyunanatomisi.jpg" alt="boyunanatomisi.jpg" /></p>
<p><img src="http://www.romatizma.us/wp-content/uploads/boyunanatomisi3.JPG" alt="boyunanatomisi3.JPG" /></p>
<p><img src="http://www.romatizma.us/wp-content/uploads/boyunanotomisi2.GIF" alt="boyunanotomisi2.GIF" /></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.turanuslu.com/2008/05/02/boyun-anatomisi/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>İşe Bağlı Üst Esktremite Kas İskelet Sistemi Hastalıkları</title>
		<link>http://www.turanuslu.com/2008/05/02/ise-bagli-ust-esktremite-kas-iskelet-sistemi-hastaliklari/</link>
		<comments>http://www.turanuslu.com/2008/05/02/ise-bagli-ust-esktremite-kas-iskelet-sistemi-hastaliklari/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 02 May 2008 14:45:42 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Doç. Dr. Turan Uslu</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Boyun Ağrıları]]></category>

		<category><![CDATA[boyun ağrısı]]></category>

		<category><![CDATA[boyun ağrısı tedavisi]]></category>

		<category><![CDATA[işe bağlı kas iskelet sistemi hastalıkları]]></category>

		<category><![CDATA[kas iskelet sistemi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.romatizma.us/ise-bagli-ust-esktremite-kas-iskelet-sistemi-hastaliklari/</guid>
		<description><![CDATA[Kas İskelet Sistemi Hastalıkları (KİSH) gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde en önemli işle ilgili sağlık sorunları arasındadır. Bu hastalıklar kişiye ızdırap vererek, günlük yaşam ve iş ortamında fonksiyonları kısıtla-yarak yaşam kalitesini olumsuz etkiler. Üretim ve iş günü kaybı ve tazminat talepleri nedeniyle ekonomiyi de olumsuz etkileyen KİSH’nın maliyeti oldukça yüksektir. Erken tanı konup uygun girişimler [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Kas İskelet Sistemi Hastalıkları</strong> (KİSH) gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde en önemli işle ilgili sağlık sorunları arasındadır. Bu hastalıklar kişiye ızdırap vererek, günlük yaşam ve iş ortamında fonksiyonları kısıtla-yarak yaşam kalitesini olumsuz etkiler. Üretim ve iş günü kaybı ve tazminat talepleri nedeniyle ekonomiyi de olumsuz etkileyen KİSH’nın maliyeti oldukça yüksektir. Erken tanı konup uygun girişimler ve tedavi yaklaşım-larının planlanabilmesi için hekimler semptomlar, bulgular, risk faktörleri konusunda bilgilendirilmelidir. İşe bağlı en sık KİSH bel ağrısı ve birikimli travma hastalıkları (BTH)’dır.<span id="more-17"></span></p>
<p>Tekrarlamalı hareket hastalıkları (repetitive motion disorders) tekrarlamalı gerilim yaralanmaları (repetition strain injuries) veya işe bağlı aşırı kullanım yaralanmaları (occupational overuse injuries) diye de adlandıralan TBH endüstride ve sağlık bakım sektöründe son yıllarda gittikçe artan önem kazanmaktadır. ABD’de tüm işçi tazminat taleplerinin %50’inden fazlası bu hastalıklar için yapılmaktadır.</p>
<p>Çeşitli cross-sectional epidemiolojik çalışmalarda tekrarlamalı ve zorlayıcı hareketler yaparak çalışanlarda BTH’nın insidansında artma gösterilmiştir. Bu hastalıkların oluşumunda tek bir etkenden ziyade birçok faktör birlikte rol oynamaktadır. Tekrarlamalı, zorlayıcı hareketler, kötü postür, vibrasyon, ergonomik uygunsuzluk , iş yeri memnuniyetsizliği, aşırı ve aynı pozisyonda iş yükü en önemli iş ile ilgili risk faktörleridir.</p>
<p><strong>SIK GÖRÜLEN İŞE BAĞLI YAYGIN BTH</strong></p>
<p>* El bileği ve ön kolda tendinit ve tenosinovit<br />
* Epikondilit<br />
* Omuzda bursit ve rotator kılıf tendiniti<br />
* Karpal tünel sendromu<br />
* Ulnar sinir kompresyonu<br />
* Miyofasial sendromlar<br />
* El-kol vibrasyon sendromu<br />
* Torasik outlet sendromu</p>
<p>Bu hastalıklar arasında en fazla çalışma karpal tünel sendromu konusunda yapılmıştır.</p>
<p><strong>BTH İÇİN YÜKSEK RİSKLİ GRUPLAR</strong></p>
<p>* Montaj işlerinde çalışanlar<br />
* Gıda hazırlama işlerinde çalışanlar<br />
* Marketlerde çalışanlar<br />
* Hastanelerde çalışanlar<br />
* Bilgisayar operatörleri<br />
* Müzisyenler<br />
* Sporcular</p>
<p><strong>DEĞERLENDİRME</strong><br />
Değerlendirmeye detaylı öykü alınması ile başlanır. İşyerinde yaralanma veya kaza anı ve fiziksel bulguların işe bağlı yaralanma veya hastalıkla ilgisi ve maruz kalınan risk faktörleri detaylı bir sorgulama ile değerlendirilir.</p>
<p>Çalışanın işini sevmesi ve algılamasının yaralanma, iyileşme ve işe dönmeyi önemli derecede etkilediği göz önünde tutulur.</p>
<p>Çalışanın yaşam şekli, gelecekle ilgili planları değerlendirilir.</p>
<p>İyileşmeyi etkileyebilecek birlikte bulunabilen diğer hastalıklar, psikolojik durum, ilaç alkol, sigara kullanımı değerlendirilir.</p>
<p>Dikkatli bir fizik muayene ile genel sağlık ve nöromuskuloskletal sistem değerlendirilir. Hareket açıklığı, lokal duyarlılık, kas gücü, refleksler ve duyuya bakılır.</p>
<p>Tanıyı doğrulamak için direkt radyolojik tetkik, CT, MRI, labrotuvar testleri veya elektrodiagnostik testler gerekebilir. Bu testlerin spesifik indikasyonlar için kullanılması ve aşırı kullanımlarından sakınılması uygun olur.</p>
<p>Değerlendirme tamamlandıktan sonra hastaya açık ve anlaşılır şekilde hastalığı anlatılır ve tedavi ve işe dönüş planı yapılır.</p>
<p><strong>TEDAVİ YAKLAŞIMLARI</strong><br />
BTH’lı çalışan için tedavi planı kişinin spesifik gereksinimlerine göre yapılır. Bazı hastalar akut dönemde tedavi yaklaşımlarına cevap vere-rek kısa sürede işe döner. Bazen hastalık kronikleşerek işe dönüş güçleşir. Belirli bir süre içinde konvansiyonal tedaviye cevap vermeyen hastalarda multidisipliner rehabilitasyon yaklaşımı uygundur.</p>
<p>BTH’lı çalışanın rehabilitasyonunda amaç semptomları kontrol altına alarak kronikleşmeyi önlemek ve mümkün olduğunca erken üretken ve aktif iş yaşamına dönmeyi sağlamaktır. İşten uzak kaldıkça işe dönüşün güçleştiği, bir süre sonra ise, mümkün olmadığı göz önünde bulundurul-malıdır. Erken işe dönüş, fiziksel ve mental uyumuda iyileştirmektedir.</p>
<p>Akut dönemde RICE tedavi yaklaşımı (rest, ice, compression, elevation) önerilir. Ağrı ve diğer semptomların kontrolünde ilaç, fizik tedavi modalitelerinin, splintlerin kullanımı oldukça yararlıdır.</p>
<p><strong>EK 1:</strong><br />
Uzun süreli istirahat ve immobilizasyonun kondisyonu bozarak sakatlığı kolaylaştırdığı göz önünde bulundurularak erken dönemde özel güçlendirme ve fleksibilite egzersizlerine başlanır. Daha sonra tüm kas iskelet sistemine ve kardiyorespiratuvar endüransı iyileştirmeye yönelik egzersizler verilir.</p>
<p>İş yeri analizi, iş organizasyonu ile ergonomik modifikasyonların sağlanması sonrası mümkünse eski işe dönüş sağlanmalıdır. Genellikle işe dönüş öncesi, hatta erken girişim döneminden itibaren hafifletilmiş veya modifiye edilmiş işe dönüş önerilir. Birçok işverenin olumlu yaklaşma-masına rağmen, hafifletilmiş modifiye iş olanağının sağlanmasının maliyet etkinliği gösterilmiştir.</p>
<p>Kronikleşmiş BTH’lı çalışana multidisipliner rehabilitasyon yaklaşımı ekip çalışmasını gerektirir. Bir koordinatörün yönetiminde doktor, fizyoterapist, işle ilgili terapist, psikolog, ergonomist, işveren, sigortacı ve gerektiğinde avukatın katılımı ile oluşan ekip kendi içinde ve hasta, ailesi ile yakın iletişim ve işbirliği içinde çalışır. Kronikleşmiş hastaya yaklaşımda work conditioning, work hardening programları önemli rol oynamaktadır. Oldukça pahalı olan bu programların etkinliği konusunda kontrol gruplu ve uzun dönem izlemeli, yeterince çalışma yapılmamış olmasına rağmen iyi seçilmiş uygun hastalarda işe dönüş oranı %80-85 olarak verilmektedir.</p>
<p>BTH’lı çalışana rehabilitasyon ve multidisipliner yaklaşımlarda eğitim önemli yer tutmaktadır. Eğitim programlarının başlıca kompo-nentleri tekrar yaralanmayı önlemek için vücudun ve ekstremitenin uygun kullanımının öğretilmesi, iş planlanması, ergonomik iyileştirme önerileri yapılması, relaksasyon ve stres yönetiminin sağlanması ve sağlıklı yaşam stilinin benimsetilmesidir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.turanuslu.com/2008/05/02/ise-bagli-ust-esktremite-kas-iskelet-sistemi-hastaliklari/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Boyun Fıtığı ve Kireçlenmesi</title>
		<link>http://www.turanuslu.com/2007/01/13/boyun-fitigi-ve-kireclenmesi/</link>
		<comments>http://www.turanuslu.com/2007/01/13/boyun-fitigi-ve-kireclenmesi/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 13 Jan 2007 17:10:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Doç. Dr. Turan Uslu</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Boyun Ağrıları]]></category>

		<category><![CDATA[boyun ağrısı]]></category>

		<category><![CDATA[boyun fıtığı]]></category>

		<category><![CDATA[boyun fıtığı ameliyatı]]></category>

		<category><![CDATA[boyun fıtığı tedavisi]]></category>

		<category><![CDATA[boyun jireçlenmesi]]></category>

		<category><![CDATA[boyun sağlığı]]></category>

		<category><![CDATA[kireçlenme]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.romatizma.us/boyun-fitigi-ve-kireclenmesi/</guid>
		<description><![CDATA[Boyun fıtığı ve kireçlenmeler hemen hemen aynı şikayetlere yol açtığı ve çoğu zaman birlikte görülen hastalıklar olduğu için aynı başlık altında anlatılmıştır.
Boyun bölgesinde 7 adet omur ve 6 adet omurlar arası disk vardır. Kafatası tabanı ile 1. boyun omuru ve C1-2 arasında disk yoktur. Boyundaki omurlar; önde omurlar arsındaki diskler yoluyla arkada ise alt ve [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Boyun fıtığı ve kireçlenmeler hemen hemen aynı şikayetlere yol açtığı ve çoğu zaman birlikte görülen hastalıklar olduğu için aynı başlık altında anlatılmıştır.<br />
Boyun bölgesinde 7 adet omur ve 6 adet omurlar arası disk vardır. Kafatası tabanı ile 1. boyun omuru ve C1-2 arasında disk yoktur. Boyundaki omurlar; önde omurlar arsındaki diskler yoluyla arkada ise alt ve üst omurlar arasındaki iki adet çıkıntı (faset veya apofizer eklem) ile eklem yapar. Arkadaki eklemlere apofizer eklemler adı verilir. Ayrıca boyundaki omuriliğin önünde ve arkasında seyreden bağlar, apofizer eklemler, apofizer eklem kapsülleri boyundaki her türlü hastalıktan oldukça fazla etkilenir.<br />
<span id="more-27"></span><a title="boyun-fitigi2.jpg" href="http://www.romatizma.us/wp-content/uploads/boyun-fitigi2.jpg"><img src="http://www.romatizma.us/wp-content/uploads/boyun-fitigi2.thumbnail.jpg" border="0" alt="boyun-fitigi2.jpg" /></a><br />
Ayrıca; stres, mesleki zorlanmalar, daktilo kullanmak, trafik kazaları, duruş bozuklukları, boyun sağlığını bozan önemli faktörlerdir. Boyundaki ilk değişiklik disklerden başlar. Başlangıçta disklerin içindeki su içeriği azalır, diskin iç tarafındaki liflerinde yırtılmalar oluşur ve diskin içindeki jelatinöz sıvı bu yırtıklardan fıtıklaşarak sinirler ve yumuşak dokular üzerine baskı yapar. Boyundaki fıtıklaşmayı boyun ön ve arka taraf eklemlerinde kireçlenmelere ve neticede boyunda hareket kaybına ve lokalize(bölgesel kalan) radiküler (yayılıcı) ağrılara yol açar.</p>
<p>Belirtileri nelerdir ?</p>
<p>Boyun fıtığı ve kireçlenmelerinin en önemli belirtisi ağrı ve hareket kısıtlığıdır. Ağrı boyunda, omuzlarda, kollarda, kürek kemikleri arasında olabilir. Bazen boyun ağrısı olmadan da omuz ve kol ağrıları görülebilir. Boyun bölgesinde kireçlenme ve fıtık olan hastalarda çok fazla şikayet vardır. Baş ağrıları da oldukça yaygındır. Ağrı genellikle şiddetlidir, hareketsiz kalmak veya yanlış hareketler ağrıyı arttırır, hasta sabahları boynu tutulmuş olarak kalkar. Boyun fıtığı ve kireçlenmelerinde boyun kaslarında spazma bağlı şiddetli kas ağrıları vardır. Ayrıca yorgunluk, bitkinlik, ateş basmaları, tahammülsüzlük, görülebilir.</p>
<p><img src="http://www.romatizma.us/wp-content/uploads/boyun-fitigi-ve-kireclenmesi.gif" alt="boyun-fitigi-ve-kireclenmesi.gif" /></p>
<p><img src="http://www.romatizma.us/wp-content/uploads/boyunfitigi-kireclenmesi.gif" alt="boyunfitigi-kireclenmesi.gif" /></p>
<p>Ağrı göğüse yayılarak kalpten kaynaklanan ağrılarla karıştırılabilir. Omuz, kol, veya parmaklarda uyuşma, karıncalanma, sinirlerde ciddi bası olduğunu gösterir. Hatta kolda incelme olabilir. İlerlemiş vakalarda kollarda ve parmaklarda güçsüzlük görülebilir.</p>
<p>Bazı boyun fıtığı ve kireçlenmeler omurilik kanalını daraltarak kollarda güçsüzlük, bacaklarda spastisite ( sertlik ), beceriksiz yürüme gibi ciddi tıbbi problemlere yol açabilir (servikal myelopati).</p>
<p><strong>Nasıl teşhis edilir ?</strong></p>
<p>Çoğu hastada, hastanın şikayeti ve muayene oldukça işe yarar. Düz röntgen filmleri, boyundaki fıtığa ait düzleşme, eklem aralığında daralma, boynun açılanması ve kireçlenmelerini gösterir. MR ve tomografi boyun fıtığının ve kireçlenmelerinin değerlendirilmesinde ileri tetkik metodlarıdır, ve çoğu hastada gerekli değildir.</p>
<p><img src="http://www.romatizma.us/wp-content/uploads/boyun-fitigi3.jpg" alt="boyun-fitigi3.jpg" /></p>
<p><strong>Tedavi nasıl olmalıdır?</strong></p>
<p>Genç ve orta yaşlarda boyun fıtığı, orta ve ileri yaşlarda ise boyun kireçlenmesi oldukça sık rastlanan hastalıkladır. Çoğu zaman aynı hastada hem fıtık, hem de kireçlenme görülür. Bu kadar sık rastlanan ve hastaların yaşam kalitelerini oldukça etkileyen boyun fıtığı ve kireçlenmelerin ideal bir tedavisi yoktur.</p>
<p>Ağrı kesiciler, antiromatizmal ilaçlar, kas gevşetici, ve antideprasan ilaçlar en sık kullanılan ilaçlardır. Akut boyun fıtıklarında kortikosteroidler dikkatlice kullanılabilir. Boyun korseleri boynun dinlenmesini sağlayarak tedaviye yardımcı olur. Boyun bölgesine yapılacak enjeksiyonlar bazı hastalarda boyun çevresindeki kas spazmının çözülmesine yardımcı olur. Ancak ehil ellerde yapılmalıdır.</p>
<p>Ayrıca yüzeysel ve derin ısıtıcılar, düşük frakanslı elektrik akımları ve traksiyon çoğu hastada semptomatik iyileşme sağlar. Akut dönemde izometrik, subakut ve kronik dönemde ise izometrik ve izotonik boyun egzersizleri bu hastaların rehabilitasyonuna önemli katkı sağlar ve tekrarlamaları en aza indirir. Bu hastalarda boyun ergonomisinin sağlanması ve boyun koruma prensiplerinin öğretilmesi gerekir. İlerlemiş vakalarda cerrahi müdahele yapılır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.turanuslu.com/2007/01/13/boyun-fitigi-ve-kireclenmesi/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Miyofasial Ağrı Sendromları</title>
		<link>http://www.turanuslu.com/2007/01/13/miyofasial-agri-sendromlari/</link>
		<comments>http://www.turanuslu.com/2007/01/13/miyofasial-agri-sendromlari/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 12 Jan 2007 22:09:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Doç. Dr. Turan Uslu</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Bel Ağrıları]]></category>

		<category><![CDATA[Boyun Ağrıları]]></category>

		<category><![CDATA[bel ağrısı]]></category>

		<category><![CDATA[boyun ağrısı]]></category>

		<category><![CDATA[miyofasial ağrı]]></category>

		<category><![CDATA[miyofasial ağrı tedavisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.romatizma.us/miyofasial-agri-sendromlari/</guid>
		<description><![CDATA[Bir veya birkaç kas grubunda görülen ağrı, hassasiyet ve tutuklukla karakterize bir hastalıktır. Halkımız tarafından kulunç, kas romatizması ve yel vurması gibi isimlerle adlandırılır. Fibromiyalji sendromu ile çoğunlukla karıştırılır. Halbuki fibromiyalji sendromunda ağrı daha yaygındır, myofasial ağrı sendromu ise daha az kas grubunu ilgilendirir. Fibromiyalji daha çok kadınlarda, miyofasial ağrı ise her iki cinste eşit [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bir veya birkaç kas grubunda görülen ağrı, hassasiyet ve tutuklukla karakterize bir hastalıktır. Halkımız tarafından kulunç, kas romatizması ve yel vurması gibi isimlerle adlandırılır. Fibromiyalji sendromu ile çoğunlukla karıştırılır. Halbuki fibromiyalji sendromunda ağrı daha yaygındır, myofasial ağrı sendromu ise daha az kas grubunu ilgilendirir. Fibromiyalji daha çok kadınlarda, miyofasial ağrı ise her iki cinste eşit sıklıkta görülür. Fibromiyalji de ağrı tutukluk ve hassasiyet vücudun her tarafında yaygındır, miyofasial ağrıda ise bir veya birkaç bölgededir. Myofasial ağrıda yorgunluk ve uykusuzluk yoktur ya da daha hafiftir. Myofasial ağrının tedavisi fibromiyaljiye göre daha kolaydır.</p>
<p><span id="more-28"></span><img src="http://www.romatizma.us/wp-content/uploads/miyofasial.JPG" alt="miyofasial.JPG" /><br />
<strong>Miyofasial ağrıların sebepleri nelerdir ?</strong></p>
<p>Genetik faktörler, aşırı yorgunluk, tekrarlayan hareketler, iş kazaları, boyun ve bel fıtıkları, mesleki ve ailevi tatminsizlikler, kötü çalışma koşulları miyofasial ağrıların en önemli sebepleridir.</p>
<p>Bacaklardan birinde kısalık, kötü duruş, uzun süre hareketsiz kalma, uzun süren yatak istirahatları, B vitamini eksiklikleri, potasyum, kalsiyum, demir, magnezyum ve selenyum gibi mineral eksiklikleri, hipoglisemi, hipotiroidi, östrojen eksikliği, viral enfeksiyonlar, psikolojik ve sosyal problemler miyofasial ağrıların diğer sebepleridir.</p>
<p><strong>Miyofasial ağrılarda hastanın şikayetleri nelerdir ?</strong></p>
<p>Miyofasial ağrı sendromlu hastalarda kaslarda ağrı, tutukluk ve hassasiyetin yanında, sıkışma ve yanma hissi vardır. Eklem hareket açıklığında hafif bir kısıtlanma ve yorgunluk vardır. Çoğu zaman hastalar kas tutukluğundan değil baş ağrısı, sırt ağrısı, boyun ağrısı, göğüs ağrısı, bel ağrısı, siyatik ve omuz ağrısı gibi değişik ağrılardan yakınırlar. Ağrılar hafif veya bazen çok şiddetli olabilir. Ağrı hayatı tehdit etmemekle birlikte hayat kalitesini oldukça düşürür. Ağrılar, ilgili kas ve tetik noktalar ile ilgili olmayan yerlere yayılım gösterirler.</p>
<p><strong>Miyofasial ağrı sendromları nasıl teşhis edilir ?</strong></p>
<p>Miyofasial ağrı sendromlarında öykü ve fizik muayene tanı koydurucudur. Sebepleri ortaya koymak ve ayırıcı teşhis için laboratuvar ve radyolojik tetkikler gerekebilir.</p>
<p><strong>Miyofasial ağrı sendromları nasıl tedavi edilir ?</strong></p>
<p>Germe egzersizleri miyofasial ağrılardaki tetik noktaları kısmen inaktive edebilir. Etilklorür spreyleri ile spreyleme ve germe egzersizlerinin birlikte uygulanması daha iyi sonuç verir.</p>
<p>Tetik nokta enjeksiyonları en etkili tedavidir. Tetik nokta enjeksiyonlarının birkaç kez tekrarlanması gerekebilir.</p>
<p>Ayrıca masaj, aktif ve pasif hareketler, analjezikler, kas gevşeticiler, antidepresanlar kullanılabilir.</p>
<p>Ayrıca biofeedback, akupunktur, TENS ve diğer fizik tedavi uygulamaları oldukça faydalıdır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.turanuslu.com/2007/01/13/miyofasial-agri-sendromlari/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Boyun Egzersizleri</title>
		<link>http://www.turanuslu.com/2007/01/02/boyun-egzersizleri/</link>
		<comments>http://www.turanuslu.com/2007/01/02/boyun-egzersizleri/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 02 Jan 2007 17:04:17 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Doç. Dr. Turan Uslu</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Boyun Ağrıları]]></category>

		<category><![CDATA[boynu korumak]]></category>

		<category><![CDATA[boyun ağrısı]]></category>

		<category><![CDATA[boyun egzersizleri]]></category>

		<category><![CDATA[boyun sağlığı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.romatizma.us/boyun-egzersizleri/</guid>
		<description><![CDATA[Boyun sağlığınızı korumak, boynunuzu hali hazırda süreğen ağrılardan ve gelecekte oluşabilecek ağrılardan korumak için yapmanız gereken egzersizler:
1- İzometrik Egzersizler:
(Dik olarak otururken veya ayakta yapılır)
A) Fleksiyona direnç: Eller alna koyulur, baş öne doğru itilmeye çalışılırken ellerle engel olunmaya çalışılır, 10&#8242; a kadar sayılır ve bırakılır. 3 defa tekrarlanır.
B) Ekstansiyona direnç: Eller başın arkasına (enseye değil) koyulur [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Boyun sağlığınızı korumak, boynunuzu hali hazırda süreğen ağrılardan ve gelecekte oluşabilecek ağrılardan korumak için yapmanız gereken egzersizler:<span id="more-26"></span></p>
<p><strong><strong>1- İzometrik Egzersizler:</strong></strong></p>
<p><strong></strong><strong>(Dik olarak otururken veya ayakta yapılır)</strong><br />
<strong><strong>A) Fleksiyona direnç:</strong></strong> Eller alna koyulur, baş öne doğru itilmeye çalışılırken ellerle engel olunmaya çalışılır, 10&#8242; a kadar sayılır ve bırakılır. 3 defa tekrarlanır.<br />
<img src="http://romatizmaturk.com/icerikresimleri/19boyuneg/resim1.JPG" border="0" alt="" /><strong>B) Ekstansiyona direnç: </strong>Eller başın arkasına (enseye değil) koyulur ve baş arkaya doğru itilmeye çalışılırken ellerle engel olunmaya çalışılır. 10&#8242; a kadar sayılır ve bırakılır. 3 defa tekrarlanır.<br />
<img src="http://romatizmaturk.com/icerikresimleri/19boyuneg/resim2.JPG" border="0" alt="" /><strong>C) Yana eğilmeye direnç: </strong>Sağ el yüzün sağ tarafına koyulur ve baş sağa doğru itilmeye çalışılırken sağ elle engel olunmaya çalışılır, 10&#8242; a kadar sayılır ve bırakılır. 3 defa tekrarlanır. Aynı hareket sol elle sola doğru tekrarlanır.<br />
<img src="http://romatizmaturk.com/icerikresimleri/19boyuneg/resim3.JPG" border="0" alt="" /><strong>D) Döndürmeye direnç: </strong>Sağ el başın sağ arka kısmına, sol el sol şakağa koyulur. Sağ omuzun üzerinden bakmaya gayret eder gibi elin direncine karşı baş sağa dönmeye zorlanır. Bu durumda 10&#8242;a kadar sayılır. Hareket el değiştirerek aksi yönde tekrarlanır.<br />
<img src="http://romatizmaturk.com/icerikresimleri/19boyuneg/resim4.JPG" border="0" alt="" /><strong>2- İZOTONİK EGZERSİZLER</strong><br />
<strong>A)</strong> Başınızı yavaşça sağa döndürün ve üç saniye böyle durun. Başınızı öne döndürün. Dinlenin. Aynı hareketi aksi yöne yapın. Dinlenin. Hepsini 5 defa tekrarlayın.<br />
<img src="http://romatizmaturk.com/icerikresimleri/19boyuneg/resim5.JPG" border="0" alt="" /><strong>B)</strong> Aşırı zorlanmaya sebep olmadan, başınızı çeneniz göğsünüze değecek kadar öne eğmeye çalışın. Dinlenin. Başınızı yavaşça arkaya bükün. Dinlenin. 5 defa tekrarlayın<br />
<img src="http://romatizmaturk.com/icerikresimleri/19boyuneg/resim6.JPG" border="0" alt="" /><strong>C) </strong>Başınızı yavaşça kulağınız omuzunuza değecek kadar sağa eğmeye çalışın. Dinlenin. Yavaşça doğrultun. Aksi yöne tekrarlayın. Dinlenin. Hepsini 5 defa tekrarlayın.<br />
<img src="http://romatizmaturk.com/icerikresimleri/19boyuneg/resim7.JPG" border="0" alt="" /><strong>D)</strong> Başınızı saat yönünde mümkün olduğu kadar geniş ve tam bir çember çizecek şekilde (yukarı, sola, aşağı, sağa) döndürün. Aynı hareketi saatin aksi yönüne yapın. Dinlenin. Hepsini 3 defa tekrarlayın.<br />
<img src="http://romatizmaturk.com/icerikresimleri/19boyuneg/resim8.JPG" border="0" alt="" /><strong>OMUZ EGZERSİZLERİ</strong><br />
<strong>1- KAUDMANN EGZERSİZLERİ:</strong><br />
<strong>A) Sarkaç egzersizi:</strong> Dizlerinizi ve belinizi hafif öne bükerek bir elinizle bir masaya tutunun, diğer elinizi serbestçe sarkıtın. Serbest kolunuzu, dirseğinizi düz tutarak (a) öne arkaya, (b) sağa sola, (c) daireler yapacak şekilde birer dakika sallayın.<br />
<img src="http://romatizmaturk.com/icerikresimleri/19boyuneg/resim9.JPG" border="0" alt="" /><strong>B) Tırmanma egzersizi:</strong> Yüzünüz duvara dönük, dirseğiniz gergin durumda parmaklarınızı, duvar üstünde, vücudunuzu eğmeden yürütün. Aynı hareketi duvara yan dönük olarak tekrarlayın. Öbür kolla da aynı hareketleri yapın.<br />
<img src="http://romatizmaturk.com/icerikresimleri/19boyuneg/resim10.JPG" border="0" alt="" /><strong>C) Omuz elevasyonu:</strong> Kollar yana sarkık, dik durumda iken omuzlarınızı yukarı kaldırın ve derin nefes alın, indirirken nefesinizi verin. Aynı hareketi ellerinizde birer kg&#8217;lık ağırlıklarla tekrarlayın.<br />
<img src="http://romatizmaturk.com/icerikresimleri/19boyuneg/resim11.JPG" border="0" alt="" /><strong>D) </strong>Kollar serbest halde iken omuzlarınızı önden arkaya ve arkadan öne çevirin.<br />
<img src="http://romatizmaturk.com/icerikresimleri/19boyuneg/resim12.JPG" border="0" alt="" /><strong>BOYUN ve OMUZLARINIZA NASIL ÖZEN GÖSTEREBİLİRSİNİZ? </strong><br />
<strong>OTURURKEN:</strong><br />
Çenenizi (yukarı değil) bükük ve boynunuzu arkaya doğru çekik tutun. Kol destekleri olan sert sandalye kullanın. Gevşemeyin; bütün omurganız sandalye arkalığına dayanacak şekilde dik olsun. Sandalye kollarını kollarınıza destek olarak kullanırsanız, ileri eğilme sebebiyle boynunuzda olacak lüzumsuz zorlanmayı önlemeye yardımcı olur.<br />
<img src="http://romatizmaturk.com/icerikresimleri/19boyuneg/resim13.JPG" border="0" alt="" /><img src="http://romatizmaturk.com/icerikresimleri/19boyuneg/resim14.JPG" border="0" alt="" /><strong>AYAKTA:</strong><br />
Çeneniz (yukarı değil) bükük ve boynunuzu arkaya doğru çekik tutun. Keza belinizin düz durmasına çalışın. Dizlerinizi bükmeden öne doğru eğilmeyin; bu, boyun ve omuzlarınızı arkaya çekik ve dik tutabilmenizi kolaylaştıracaktır.<br />
<strong>UYURKEN:</strong><br />
Yüz üstü yatmayın. Yan yatarak uyumanız daha iyidir. Baş ve boynunuza yastığınız yardımıyla normal bir duruş sağlayın, (şekildeki gibi) ve kollarınızı aşağıda tutun. Eğer sırtüstü yatmak istiyorsanız yastığınızı baş ve boynunuzun altına gelecek şekilde koyun. Yastık baş ve boynunuzu nötr bir durumda desteklemelidir. Boynunuzun gergin durmasından kaçının. Yatak altına tahta konması veya sert ortopedik yatak kullanılması şayanı tavsiyedir. Yumuşak yastığı boynunuz altına uydurmaya çalışmak yerine, normal yastık da kullanabilirsiniz.<br />
<strong>İSTİRAHAT HALİNDE:</strong><br />
Televizyon seyretmek için bir sedire uzanmayın. Sert bir koltuk veya sandalye kullanın. Okurken başınızı desteklemek için yumuşak kuş tüyü yastık kullanmayın.<br />
<strong>ARABA KULLANIRKEN:</strong>/p&gt;<br />
Arabada yüksek oturun. Koltuğunuz (tercihen sert) direksiyonun üzerinden bakmak için gerilme ve eğilmenizi gerektirmeyecek şekilde ne çok alçak ne de çok geride olmalıdır. Destek için poliüretan bir yastık faydalı olabilir; yastık 1-2 cm kalınlığında, sırtınız genişliğinde ve omuzlarınızın hizasına kadar olmalıdır.<br />
<strong>BİRŞEYİ KALDIRIRKEN VEYA BİRŞEYE UZANIRKEN:</strong><br />
Dizlerinizi bükün ve kaldırma için bacak kaslarınızı kullanın. Ani hareketten kaçının. Ağırlığı gövdenize yakın tutun ve hiç-birşeyi bel hizasından yukarı kaldırmaya çalışmayın. Başınız hizasından yüksekçe bir rafa uzanmanız gerekliyse bir iskemleye çıkın. Uzun süre uzanma veya yukarı bakmaktan kaçının.<br />
<strong>ÇALIŞIRKEN:</strong><br />
Aşırı çalışmayın. Eğer bütün gün masada çalışıyorsanız; fırsat bulunca kalkıp dolaşın. İş arası dinlenmelerde<br />
<strong>2- OMUZ ROM EGZERSİZLERİ:</strong><strong>A)</strong> Ayakta dik durun ve elinize uzunca bir sopa alın. (a) Dirsekleri gergin tutarak ellerinizi yavaşça yukarıya kaldırın ve indirin, (b) Aynı hareketi sopayı kalça arkasında tutarak geriye doğru tekrarlayın. Her iki harekette de dirseklerin düz tutulmasına dikkat edin.<br />
<img src="http://romatizmaturk.com/icerikresimleri/19boyuneg/resim15.JPG" border="0" alt="" /><strong>B) </strong>Duvara yan dönün. Elinizi avuç içi duvara yapışacak şekilde uzatın ve dirseğinizi bükmeden elinizi yukarıya doğru kaydırın. Avucunuzun duvara değdiği son noktada vücudunuzu esnetin.<br />
<img src="http://romatizmaturk.com/icerikresimleri/19boyuneg/resim16.JPG" border="0" alt="" /><strong>C)</strong> Sırtüstü yatar pozisyonda kollarınızı dirsekleri yerden kaldırmadan tam yana açın, ellerinizi havaya kaldırın. Dirseklerinizin 90 derecelik açı yapmasına özen gösterin. Bu pozisyonda dirseklerinizi yerden kaldırmadan ve açıyı bozmadan ellerinizi (önce avuç içi, sonra elin sırtı yere değecek şekilde) yere değdirin.<br />
<img src="http://romatizmaturk.com/icerikresimleri/19boyuneg/resim17.JPG" border="0" alt="" /><strong>3- PEKTORAL ve INTERKOSTAL KASLARI GERME:</strong><br />
<strong>A)</strong> Yere sırtüstü ucanın, ellerinizi ensenizin arkasında birlestirin. Dirseklerinizi yerden kaldırmadan yukarıya doğru itin. 10&#8242;a kadar sayın, gevşeyin. Bu hareketi sırtınıza bir yastık koyarak yapabilirsiniz.<br />
<strong>B)</strong> Dik aralıkla bir iskemleye dik oturun. Ellerinizi ensenizde birleştirerek geriye doğru gerinin. Bu pozisyonda 10&#8242;a kadar sayın, gevşeyin.<br />
<img src="http://romatizmaturk.com/icerikresimleri/19boyuneg/resim18.JPG" border="0" alt="" /><strong>A)</strong> Bir köşede yüzünüz duvara dönük durun. Kollarınızı yukarı kaldırarak duvara koyun ve topuklarınızı yerden kaldırmadan duvara doğru esneyin.<br />
<strong>B)</strong> Bir kapı eşiğinde durun, kollarınızı yukarı kaldırarak ellerinizi eşiğe koyun ve topuklarınızı yerden kaldırmadan öne doğru esneyebildiğiniz kadar esneyin.<br />
<img src="http://romatizmaturk.com/icerikresimleri/19boyuneg/resim19.JPG" border="0" alt="" /><strong>4- OMUZ ve SIRT KASLARINIZI GERME:</strong><br />
<strong>A)</strong> Yüzüstü kollarınız kalçalarınıza değecek pozisyonda uzanın. Bu pozisyonu bozmadan omuzlarınızı kaldırmaya çalışın.<br />
<strong>B)</strong> Yüzüstü yatar pozisyonda kollarınızı öne gergin uzatın. Göğsünüzü ve başınızı yerden kaldırmadan, kollarınızı, gergin olarak havaya kaldırmaya çalışın<br />
<img src="http://romatizmaturk.com/icerikresimleri/19boyuneg/resim20.JPG" border="0" alt="" /><strong>A)</strong> Yüzüstü yatar pozisyonda ellerinizi başınızın yanına koyun. Başınızı ve göğsünüzü yerden kaldırmadan ellerinizi, dirsek ve omuzlarla beraber havaya kaldırmaya çalışın.<br />
<strong>B)</strong> Yüzüstü yatar pozisyonda ellerinizi kalçanızda birlestirin ve dirseklerinizi bükmeden havaya kaldırmaya çalışın.<br />
<img src="http://romatizmaturk.com/icerikresimleri/19boyuneg/resim21.JPG" border="0" alt="" /><strong>5- GERME - GEVŞETME HAREKETLERİ:</strong><br />
<strong>A) </strong>Dik oturun, ellerinizi kollar yere paralel olacak şekilde göğüs hizasında birleştirin ve birbirine bastırın, 10&#8242;a kadar sayarak bu şekilde tutun, daha sonra 5 sn. kollarınızı serbest bırakın. Hareketi çene seviyesinde ve alın seviyesinde tekrarlayın.<br />
<img src="http://romatizmaturk.com/icerikresimleri/19boyuneg/resim22.JPG" border="0" alt="" /><strong>B)</strong> Aynı pozisyonlarda durarak ellerinizi ayırmaya çalışın.<br />
<img src="http://romatizmaturk.com/icerikresimleri/19boyuneg/resim23.JPG" border="0" alt="" /></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.turanuslu.com/2007/01/02/boyun-egzersizleri/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Boyun Fıtığı ve Tedavisi</title>
		<link>http://www.turanuslu.com/2007/01/02/boyun-fitigi-ve-tedavisi/</link>
		<comments>http://www.turanuslu.com/2007/01/02/boyun-fitigi-ve-tedavisi/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 02 Jan 2007 15:08:01 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Doç. Dr. Turan Uslu</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Boyun Ağrıları]]></category>

		<category><![CDATA[boyun]]></category>

		<category><![CDATA[boyun ağrısı]]></category>

		<category><![CDATA[boyun fıtığı]]></category>

		<category><![CDATA[boyun fıtığı ameliyatı]]></category>

		<category><![CDATA[boyun fıtığı tedavisi]]></category>

		<category><![CDATA[boyun fıtık]]></category>

		<category><![CDATA[fıtık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.romatizma.us/boyun-fitigi-ve-tedavisi/</guid>
		<description><![CDATA[Boyun fıtığı nedir?
Boyunda 7 adet omur cismi bulunur. Yapıları itibariyle bir önceki bölümde anlatılan bel omurlarından tek farkları, daha küçük olmalarıdır. Her omurga arasında yastıkçık dediğimiz kıkırdaklar mevcuttur. Bu kıkırdak yapının yırtılarak, omurga içinde seyreden omurilik veya kola dağılan sinirlere baskı yapması donucu oluşan hastalığa boyun fıtığı denir. Hastada şiddetli bir boyun ağrısıyla birlikte kola [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a title="boyun-fitigi.JPG" href="http://www.romatizma.us/wp-content/uploads/boyun-fitigi.JPG"><img src="http://www.romatizma.us/wp-content/uploads/boyun-fitigi.thumbnail.JPG" border="0" alt="boyun-fitigi.JPG" align="left" /></a><strong>Boyun fıtığı nedir?</strong><br />
Boyunda 7 adet omur cismi bulunur. Yapıları itibariyle bir önceki bölümde anlatılan bel omurlarından tek farkları, daha küçük olmalarıdır. Her omurga arasında yastıkçık dediğimiz kıkırdaklar mevcuttur. Bu kıkırdak yapının yırtılarak, omurga içinde seyreden omurilik veya kola dağılan sinirlere baskı yapması donucu oluşan hastalığa boyun fıtığı denir. Hastada şiddetli bir boyun ağrısıyla birlikte kola yayılan ağrı, uyuşma mevcuttur. Zamanla yırtılan kıkırdak sinirlere baskı yaparsa kolda kuvvetsizlik, eğer omuriliğin kendisine de bası yaparsa tüm vücutta hareket kusurları ortaya çıkabilir. Hastalığın çok ileri dönemlerinde yatağa bağımlı hale gelen hastalara rastlanır.<span id="more-22"></span></p>
<p><strong>Boyun omurlarının yapısı</strong><br />
Kafa tabanından itibaren 7 adet omur cisminden oluşur. Her omur cisminin ortasında , beynin devamı olan omurilik bulunur. Vücudun çeşitli yerlerinden beyine dönen duyular veya beyinden vücuda dağılan emirler omurilik içinde seyreder. Boyun bölgesinde her omur cismi hizasından çıkan sinirlerde kola ve sırta yayılarak, bu bölgelerin duyu ve hareketini sağlar.</p>
<p>Omurgalar arası yastıkçık dediğimiz disk dokusunun dış kısmı (anulus fibrosus) ve iç kısmı (nucleus pulposus ) bulunur. Jelatin kıvamındaki iç kısmın , daha kuvvetli bir bağ dokusundan oluşan dış kısmı yırtarak omurilik ve sinirlere bası yapması sonucu boyun fıtığı ortaya çıkar. Burada dikkat edilmesi gereken ve bel fıtığından başlıca fark, sadece sinirlere değil omuriliğin kendisinede baskı olması sonucu vücudun tamamında kısmi veya tam kuvvetsizlik oluşmasıdır. Omurilik ilk bel omuru hizasında sonlandığından ve alt bel omurları içinde sadece ayağa giden sinirler bulunduğundan , bel fıtığında belirli sinirin dağıldığı alanda felçler görülür.</p>
<p><strong>Boyun fıtığında risk faktörleri</strong></p>
<p>* Boyun omurları arasındaki kıkırdağın dejenerasyon dediğimiz yıpranması<br />
* Ani ve güçlü boyun hareketleri. Ağır kaldırmak, ani ters dönüşler.<br />
* Baş öne eğik olarak uzun süreli çalışma: Masa başı işleri.<br />
* Özellikle emniyet kemeri takmadan araba kullananlarda ani fren yapılması veya trafik kazası.<br />
* Geçirilmiş boyun travması, spor yaralanmaları.<br />
* Osteoporoz.</p>
<p><strong>Boyun fıtığı ile karışan hastalıklar:</strong></p>
<p>* Fibromyositis: Sık tekrarlayan boyun ve bel adelelerinin spazmıdır. Halk arasında adele romatizması olarak bilinir.<br />
* İmpigman Hastalığı: Omuz ekleminin sertleşmesi ve kola yayılan çok şiddetli ağrıyla seyreder. Hastalık özellikle geceleri daha şiddetli ağrı yapar.<br />
* Sinir Tuzaklanmaları: Omurilikten çıkarak dağılan sinirlerin kolda belli noktalarda sıkışmasıdır. En iyi bilineni El-Bilek Kanalı Hastalığı olup, orta yaşı geçmiş özellikle kadınlarda veya bilek kuvveti gerektiren herkeste geceleri kolun tamamına yayılan ağrı ve uyuşmalardır. Boyun fıtığı ile birlikte olursa çift tuzaklanma denir ve her ikisininde aynı anda tedavisi gerekir. Sinir tuzaklanmaları hakkında bir sonraki konuda ayrıntılı bilgi verilmiştir.<br />
* Tenosinovit: Koldaki adelelerin kılıfının zorlama veya romatizmal sebeplerle şişmesi sonucu ortaya çıkar. Bölgesel ağrılarla seyreder .</p>
<p><strong>Boyun fıtığının tanısında kullanılan yöntemler</strong><br />
Klinik muayene, Servikal MR, Servikal BT, EMG. Klinik muayene ve Servikal MR mutlaka yapılmalıdır. EMG sinir tuzaklanmalarını ayırmada gerekirse kullanılır.</p>
<p><strong>Boyun fıtığının evrelemesi</strong><br />
Bel fıtığı tanısı alan hasta aşağıdaki klinik durumdan herhangi birinde olabilir.</p>
<p>1-Şiddetli boyun ağrısı ve veya kola vuran ağrı.</p>
<p>2-Orta düzeyde sık tekrarlayan ağrılar.</p>
<p>3-Ağrıyla birlikte kolda kuvvetsizlik veya uyuşma gibi sinir hasarı bulguları.</p>
<p>4-Ağrıyla birlikte kollar ve ayaklarda kuvvetsizlik ve uyuşma.</p>
<p>5-Kollar ve ayaklarda giderek artan güç kaybı ve uyuşma, ağrı ön planda olmayabilir (Tekrarlayan boyun fıtığı ataklarını takiben omurilik kanalında kireçlenmeye bağlı daralma).</p>
<p><strong>Evrelemeye yönelik tedavi prensipleri</strong><br />
Evre 1-2 de öncelikle ilaç tedavisi, boyunluk kullanımı, fizik tedavi denenir. Bu dönemde hastalığın iyileşmesi, bu tedavilerle yırtılan disk dokusunun içeriğindeki su miktarının istirahat ve ilaçlarla azaltılmasına yöneliktir. Bu süre 1 ay içinde gerçekleşmelidir. Bir ayı geçen konservatif tedaviye rağmen düzelmeyen hastalar, cerrahi tedaviye adaydır.</p>
<p>Çeşitli tip boyunlukların hepsinin amacı: Başın boyun omurlarına olan basıncını azaltmak ve boynu hareketsiz tutarak istirahat ve iyileşmeyi sağlamaktır. Evre 3-4-5 de omurilik ve sinir dokusundaki hasar artmadan cerrahi tedavi uygulanmalıdır. Sinir dokusundaki ileri derece hasarlar cerrahi tedaviyle düzeltilemez. Bu sebeple uyuşma , kısmi felç gibi bulgular saptanırsa erken dönemde ameliyat başarı sağlar.</p>
<p><strong>Boyun fıtığının cerrahi tedavisi, servikal mikrodiskektomi</strong><br />
Cerrahi tedavinin amacı, omurilik ve sinir dokusuna olan basıyı kaldırmaktır. Böylece hastanın, ağrısının geçmesi, uyuşma-kuvvetsizlik gibi bulgulardan kurtulması sağlanır. Uygun zamanda ve tecrübeli ellerde yapılan bu girişimler çok iyi sonuç verir. Bu gün için kullanılan yegane yöntem servikal mikrodiskektomidir. Bazı hastalarda, mikrodiskektomiyle beraber, çıkartılan kıkırdağın yerine vücuttan alınan bir kemik veya sentetik protezlerde uygulanır. Servikal mikrodiskektominin avantajları:</p>
<p>* Ameliyata bağlı doku hasarının,kan kaybının ve enfeksiyon riskinin en az olması.<br />
* Mikroskop altında yırtılan kıkırdağın tam olarak çıkartılabilmesi.<br />
* Ameliyat sonrası ağrı ve hareket kısıtlamasının olmaması.<br />
* Hastanın kısa sürede evine ve işine dönebilmesi.</p>
<p><strong>Boyun fıtığı ameliyatında pozitif faktörler</strong></p>
<p>* Hastanın mevcut şikayet ve bulgularının çekilen MR ile uyumlu olması.<br />
* Omurilik veya sinir dokusunda kalıcı hasar oluşmadan cerrahi müdahale zamanlaması.<br />
* Diabet, hipertansiyon, sigara kullanımı gibi risk faktörlerinin olmaması.<br />
* Ameliyattan sekonder kazanç dediğimiz , psikolojik beklentiler olmaması.<br />
* Ameliyat öncesi ve sonrası tedavi prensiplerinin hekim-hasta ilişkisi çerçevesinde , güvene dayalı olarak anlaşılması.<br />
* Cerrahın konu hakkındaki tecrübesi, gerektiğinde servikal füzyon dediğimiz kemik veya protez uygulamasını aynı seansta yapabilmesi.</p>
<p>Ameliyat Genel anestezi altında, boynun ön yüzü, tercihen sağ taraftan uygulanır. Omurga ön yüzüne varan cerrah, skopi kontrolüyle istenilen omurga mesafesine ulaşır. Bu andan itibaren mikroskop kullanarak iki omurga arasındaki kıkırdağı temizlemeye başlar. En sonunda, sinire veya omuriliğe bası yapan yırtılmış kıkırdak kısımda alınarak, bası kaldırılır..</p>
<p>Bu andan itibaren kemik veya protez greft kullanımı yırtılan kıkırdağın omurgada yaptığı hasara bağlı olarak uygulanır. Yumuşak fıtık dediğimiz ve omurgada kireçlenmelere yol açmamış boyun fıtığında bu işlem gerekli değildir. Omurgada kireçlenme yapmış boyun fıtıklarında füzyon dediğimiz protez uygulamasının yapılması gerekir.</p>
<p>Ameliyat sonrası hasta 3 saat sonra ayağa kaldırılır, akşamüzeri eve gönderilir. 1-3 hafta arası boyunluk takması gereken hasta, 10 gün sonra işine dönebilir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.turanuslu.com/2007/01/02/boyun-fitigi-ve-tedavisi/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Fibromiyalji Sendromu</title>
		<link>http://www.turanuslu.com/2007/01/02/fibromiyalji-sendromu/</link>
		<comments>http://www.turanuslu.com/2007/01/02/fibromiyalji-sendromu/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 02 Jan 2007 15:01:55 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Doç. Dr. Turan Uslu</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Boyun Ağrıları]]></category>

		<category><![CDATA[Sırt Ağrıları]]></category>

		<category><![CDATA[Fibromialji]]></category>

		<category><![CDATA[Fibromiyalci]]></category>

		<category><![CDATA[Fibromiyalji]]></category>

		<category><![CDATA[Fibromiyalji hastalığı]]></category>

		<category><![CDATA[Fibromiyalji nedir]]></category>

		<category><![CDATA[Fibromiyalji Sendromu]]></category>

		<category><![CDATA[Fibromiyalji Sendromu tedavisi]]></category>

		<category><![CDATA[fms]]></category>

		<category><![CDATA[kas ağrıları]]></category>

		<category><![CDATA[kronik boyun ağrısı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.romatizma.us/fibromiyalji-sendromu/</guid>
		<description><![CDATA[Fibromiyalji sendromu (FMS) nedir?
FMS; yaygın kas ağrıları, yorgunluk, bitkinlik ve uyku bozukluğu ile seyreden kronik bir hastalıktır. Toplumun % 2 kadarında görülür. Hastalık kadınlarda çok daha sık görülür.çocukluk çağında bile görülebilir. Kaslarda, fibroz dokuda, bağlarda ve kirişlerde ağrı vardır. Sık rastlanan ve sebebi bilinmeyen bir kronik ağrı sendromudur.

FMS’ de röntgen filmleri, kan tahlilleri ve kas [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Fibromiyalji sendromu</strong> <strong>(FMS) nedir?</strong><br />
FMS; yaygın kas ağrıları, yorgunluk, bitkinlik ve uyku bozukluğu ile seyreden kronik bir hastalıktır. Toplumun % 2 kadarında görülür. Hastalık kadınlarda çok daha sık görülür.çocukluk çağında bile görülebilir. Kaslarda, fibroz dokuda, bağlarda ve kirişlerde ağrı vardır. Sık rastlanan ve sebebi bilinmeyen bir kronik ağrı sendromudur.</p>
<p><span id="more-21"></span></p>
<p>FMS’ de röntgen filmleri, kan tahlilleri ve kas biyopsileri normaldir. Teşhis tamamen hastanın ifadesine ve doktorun muayenesine göre konulur. Bir hastaya FMS demek için ağrıların en az 3 ay sürmesi, sabah yorgunluğu ve vücutta belli sayıda hassas noktaların olması gerekir.</p>
<p><strong>Belirtileri nelerdir?</strong><br />
Yaygın kas iskelet sistemi ağrıları hastaların en önemli şikayetidir. Ağrı, genellikle hastanın bir bölgesinden başlar ve bütün vücuduna yayılır. Boyun, kürek kemikleri arası, bel, baldırlar, sırt ağrının en çok yerleştiği yerlerdir. Ağrı, yanıcı, kemirici ve sızlayıcı olarak tanımlanır. Ağrı günün saatleri içinde fiziksel aktivite, uyku ve stres durumuna göre değişir. Ağrı bazen çok şiddetli olabilir. Nemli hava, soğuk, yorgunluk ve uykusuzluk ağrıları artırır.</p>
<p>Hastanın genel durumunun değerlendirilmesinde bir bozukluk yoktur, ancak hassas noktalar adını verdiğimiz ağrı noktaları vardır.</p>
<p>FMS’ li hastaların % 90’ında orta veya ileri derecede yorgunluk, dayanıklılıkta azalma ve bir çeşit tükenmişlik hali vardır, bazen yorgunluk ağrıdan daha önemli olabilir.</p>
<p>FMS’ li hastaların büyük çoğunluğunda uyku problemleri vardır. Bunlar derin uyku uyuyamazlar ve gece boyunca sık sık uyanırlar ve sabahları yorgun kalkarlar. Bazı hastalarda ise fazla uyku vardır. Firomiyalji sendromlu hastalarda, uykunun süresinden çok dinlendirici olmaması önemlidir. Uykusuzluk ve yorgunluk, keyifsizlik, ilgisizlik, dayanıklılık azalması ve tükenmişliğe yol açar.</p>
<p><strong>Ruhsal yapıyı nasıl etkiler ?</strong></p>
<p>Ruh halindeki değişiklikler, FMS da sık görülen bir bozukluktur. Hastaların çoğunda bir hüzün, bir yıkılmışlık vardır. Hastaların 1/4&#8242;de belirgin bir depresyon bulunur. Ancak hastaların çoğunda depresyona ait belirtiler vardır. FMS’ li hastalar aynı zamanda asabi ve tahammülsüz insanlardır.</p>
<p>Bu hastaların bir işe yoğunlaşma ve basit problemleri çözme kabiliyetleri azalır.</p>
<p><strong>Diğer belirtileri nelerdir?</strong></p>
<p>Baş ağrıları, karın ağrıları, kabızlık, ishal, mide ağrıları, göğüs ağrıları, sık idrara çıkma ve acil idrar yapma isteği sık görülen şikayetlerdendir.</p>
<p>Ayrıca cinsel isteksizlik ve erken boşalma görülebilir. Cinsel isteksizlik özellikle kadınlarda aile içi huzuru bozacak kadar şiddetli olabilir.</p>
<p>FMS’ de çene eklemi ağrıları, kramplar ve kulak çınlamaları olabilir.</p>
<p><strong>Hastalık kimlerde görülür?</strong></p>
<p>Hastalık daha çok kadınlarda görülür. Erkeklerde ve küçük çocuklarda bile görülebilir. Menopoz döneminde görülme sıklığı ve şikayetler artar.</p>
<p><strong>Sebepleri nelerdir?</strong></p>
<p>Fiziksel ve ruhsal travmalar, ekonomik kayıplar, bir yakının kaybedilmesi, enfeksiyon hastalıkları, hormonal bozukluklar fibromiyalji sendromuna sebep olabilir. Ayrıca genetik faktörlerin de hastalığın gelişiminde rolü vardır. İklimin fibromiyalji sendromu gelişiminde etkisi yoktur, ancak soğuk ve nemli hava fibromiyalji sendromunda şikayetleri artırır.</p>
<p><strong>Fibromiyalji sendromu hangi hastalıklarla birlikte görülebilir?</strong></p>
<p>* Kronik yorgunluk sendromu<br />
* Migren ve diğer baş ağrıları<br />
* İrritabl kolon sendromu (kolit)<br />
* Miyofasial ağrı sendromları<br />
* Huzursuz bacak sendromu<br />
* Diğer romatizmal hastalıkların seyri esnasında görülebilir.</p>
<p><strong>Fibromiyalji sendromu nasıl tedavi edilir ?</strong></p>
<p>İlaçlar : Fibromiyalji sendromu tedavisinde kullanılan ilaçlar daha çok, uykuyu düzenlemek ve depresyonu tedavi etmek, yorgunluğu gidermek amacıyla kullanılır. Antidepresan ilaçlar etkili dozda kullanılmalıdır, ve uzun süreli kullanılmalıdır. En uygun ilacı bulmak bazen zor olabilir. Hastanın şikayetleri 2-4 haftadan sonra azalmaya başlar. Ayrıca kas gevşetici ve ağrı kesiciler kullanılabilir.</p>
<p>Düzenli ve yeterli uyku : Bu hastalar aynı saatte yatmaya alıştırılmalıdır, yatmadan önce uykuyu etkileyecek alkol, sigara, çay, kola, kahve gibi maddeler alınmamalıdır.</p>
<p>Egzersiz: Günlük aerobik egzersizler ve germe egzersizler çok önemlidir. Ancak hasta yorucu egsersizlerden kaçınmalıdır. Egzersizler günün erken saatlerinde ve akşam yapılmalıdır.</p>
<p>Fiziksel ve ruhsal zorlanmalardan kaçınma: Stres ve aşırı çalışma FMS belirtilerinde artmaya yol açar. Ancak bu insanlar mutlaka günlük sorumluluklarını da yerine getirmelidirler.</p>
<p>Diğer uyku bozukluklarının tedavisi : Huzursuz bacak sendromu, horlama, eşin horlaması, kafein alma, obezite (şişmanlık), alkol gibi uykuyu engelleyici faktörler tedavi edilmeli veya bunlardan kaçınılmalıdır.</p>
<p>Fibromiyalji remisyona girse (iyileşse) bile tekrarlama riski çok yüksektir. Bu sebeple bu hastalar hep olumlu bir tavır almalı ve bu hastalığın günlük hayatlarını berbat etmelerine izin vermemelidir.</p>
<p>Fizik tedavi, kaplıca kürleri, çevre değişiklikleri, yumuşak doku enjeksiyonları iyileşmeye katkıda bulunabilir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.turanuslu.com/2007/01/02/fibromiyalji-sendromu/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
	</channel>
</rss>
