İlk kez 1937 yılında Türk dermatoloji profesörü Dr. Hulusi Behçet tarafından tarif edilen Behçet hastalığı, ağızda ve genital bölgelerde yaralara (aft, ülser) ve gözde inflamasyona (iltihaba) yol açan kronik bir hastalıktır. Bazı hastalarda artrite, damar iltihabı ve tıkanmalarına, sindirim kanalında, beyin ve omurilikte inflamasyona da sebep olmaktadır. Behçet hastalığı her hastada farklı seyreder. Bazı hastalarda hastalık hafif seyreder ve sadece ağızda ve genital bölgede ülserler bulunur. Bazılarında ise daha şiddetlidir ve hatta beyin iltihabına sebep olabilir. Şiddetli bulgular genellikle ilk belirtiler başladıktan aylar, hatta yıllar sonra ortaya çıkarlar. Belirtiler uzun bir süre devam edebileceği gibi, birkaç haftada da geçebilir. Hastalık alevlenme ve yatışma dönemlerinin birbirini takip etmesi şeklinde ilerler.
Konunun Devamini oku »
Tam adı sistemik lupus eritematozus olan bu hastalık büyük ölçüde 15-40 yaş arasındaki kadınlarda görülür. Lupusluların yüzde 85’i kadındır. Hastalığın nedeni henüz tam olarak anlaşılamamıştır.
Lupus tıpkı romatoit artrit gibi bir bağışıklık sistemi bozukluğu hastalığıdır. Bazen başka sebeplerle alınan ilaçlar lupus belirtilerine yol açar. Bu ilaçlar arasında klorpromazin, hidralazin, izoniyazit, metildopa, prokainamit ve kinidin sayılabilir.
Konunun Devamini oku »
İki kemiğin karşılaştığı yere eklem denir. Eklemlerdeki kemik yüzeyleri ince bir kıkırdak tabakası ile kaplıdır. Bu kıkırdak bir örtü gibi kemik yüzeyini örter, ekleme yük bindiğinde kemiği darbelerden korur ve hasar görmesini önler. Kıkırdak aynı zamanda eklem yüzeylerinin pürüzsüz bir şekilde kaymasını sağlar. Eklem, sinoviyal zar adı verilen bir zarla çevrilidir ve bu zarın içinde kalan eklem boşluğu bir sıvı (sinoviyal sıvı) ile doludur, sağlıklı bir eklemde sinovial sıvı bir enjektörle alınamayacak kadar azdır. Bu sıvı, kıkırdak dokusunu beslerken, aynı zamanda eklem yüzeylerinin de kayganlığını sağlar. Böylece eklem hareket ederken, kıkırdak yüzeylerinin birbirine sürtünmesi önlenir. Bütün eklem, sinoviyal zarın dışında bulunan bir kapsülle çevrilidir. Bu kapsül, eklemi oluşturan kemiklerin gereğinden fazla oynamasını önler. Osteoartrit (halk dilinde kireçlenme), eklemleri tutan bir hastalıktır. Osteoartritte, eklemdeki kıkırdak tabaka düzgünlüğünü kaybeder ve incelir. Kıkırdağın altındaki kemik ise kalınlaşır ve kenarlarında osteofit (kemik çıkıntısı) adı verilen küçük kemik çıkıntıları oluşturur. Eklem içinde kıkırdaktan kopan serbest cisimler olur. Sinoviyal zar kalınlaşır ve eklem içindeki sinoviyal sıvı artar. Bu da eklemin şişmesine sebep olur. Eklem kapsülü ve kapsülün dışından geçerek eklemi kuvvetlendiren ligamentler (bağlar) kalınlaşırlar ve şişen eklemi korumak için kasılırlar. Bütün bunlar, eklemin kendisini tamir etmeye yönelik çabalarıdır. Ancak bu tamir çoğu zaman başarılı olmaz, giderek eklemde ağrı ve hareket kısıtlığı gelişir. Osteoartrit (kireçlenme) başlangıçta kıkırdak ve kıkırdağın altındaki kemiğin hastalığı iken hastalık ilerledikçe eklemle ilgili bütün oluşumları etkiler. Osteoartrit, tüm eklemleri tutabilir ancak en sık; diz, kalça, el, ayak, boyun ve bel eklemlerinde görülür. Yavaş gelişen bir hastalıktır. Hastayı rahatsız edici değişikliklerin oluşması genellikle yıllar sürer. Bazen eklemde küçük değişikliklerle sınırlı kalır ve günlük hayatı çok etkilemez. Bazen de çok ağır ve çok kısıtlayıcı olabilir. Ağır durumlarda kıkırdak iyice incelir, hatta kaybolur ve eklem içindeki kemik yüzey çıplak kalır. Korunmasız kalan bu kemik yüzeyler hareket sırasında birbirlerine sürtünürler ve aşınmaya başlarlar. Bu sırada kemikte osteofit oluşumu da artar. Sonuçta eklemde şekil bozukluğu gelişir ve eklem normal düzenini kaybeder. Osteoartritte sık görülen bir sorun da; kıkırdaktaki kalsiyum kristalleri eklem sıvısının içine dökülüp eklemde kızarıklık, sıcaklık ve şişlik gelişmesine neden olurlar. Bu duruma sinovit adı verilir. Tedavisi normal osteoartritden bazı farklılıklar gösterir.
Konunun Devamini oku »
Yapabildiğiniz bütün egzersizleri yapabilirsiniz. Ancak bu egzersizlerin bir kısmı sizin için uygun olmayabilir. En iyisi her gruptan birkaç egzersizi sürekli olarak yapmaktır. Egzersizleri günde 2-3 defa 5-10 kere tekrar edin. Ancak bazı egzersizleri daha sık aralıklarla yapabilirsiniz.
Konunun Devamini oku »
Ankilozan spondilit (AS); öncelikle omurgayı ve sakroiliak eklem dediğimiz, leğen kemiği ile sağrı (sakrum ) kemiği arasındaki eklemleri tutan kronik bir hastalıktır. Hastalık; göz, kalp, kalp kapakçıkları ve akciğerleri de etkileyebilir.
Konunun Devamini oku »
Juvenil romatoid artrit (JRA) bir veya birden fazla eklemde 16 yaşından önce başlayan müzmin bir romatizmal hastalıktır. Juveril artritin başlıca 3 şekli vardır. Bunların eklem tutulması, tedavileri ve prognozlarında (gidişatında ) önemli farklılıklar vardır.
Konunun Devamini oku »
Romatoid artrit nedir ?
Romatoid artrit (RA) eklemlerde ağrı, tutukluk, şişlik ve fonksiyon kaybı yapan bir hastalıktır. Hastalık eklemlerin yanı sıra kemiklerde, akciğerlerde, deride, kalpte, kan damarları, vücudun birçok organında da bozukluğa yol açabilir. Kansızlık en sık rastlanan sistemik belirtisidir. Hastalık her yaş ve cinste görülmekle birlikte 20-45 yaş arası kadınlarda daha sık görülür. Hastalık kadınlarda erkeklere göre 3 kat daha sık görülür ve daha ağır seyreder. Elli yaşından sonra her iki cinste eşit görülür. Çocuklarda görülen RA’in özellikleri erişkin yaşta görülen RA’den daha farklıdır.
Konunun Devamini oku »
Romatizmal hastalıklar bütün dünyada, bütün topluluklarda en sık rastlanan, hayat kalitesini düşüren, çok fazla iş ve ekonomik kayba sebep olan hastalıklardır. Tedavideki birçok gelişmeye rağmen birçok romatizmal hastalık, hem hastalar hem de hekimler için önemli bir sorun olmaya devam etmektedir.
Konunun Devamini oku »