<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	>

<channel>
	<title>Doç. Dr. Turan Uslu &#187; Sırt Ağrıları</title>
	<atom:link href="http://www.turanuslu.com/category/sirt-agrilari/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.turanuslu.com</link>
	<description>Romatizmal hastalıklar ve tedavisi</description>
	<pubDate>Fri, 09 May 2008 04:02:12 +0000</pubDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.5.1</generator>
	<language>en</language>
			<item>
		<title>Osteoporoz Nedir?</title>
		<link>http://www.turanuslu.com/2008/05/04/osteoporoz-nedir/</link>
		<comments>http://www.turanuslu.com/2008/05/04/osteoporoz-nedir/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 03 May 2008 21:02:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Doç. Dr. Turan Uslu</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Bel Ağrıları]]></category>

		<category><![CDATA[Osteoporoz]]></category>

		<category><![CDATA[Sırt Ağrıları]]></category>

		<category><![CDATA[beslenme]]></category>

		<category><![CDATA[diyet]]></category>

		<category><![CDATA[kadınlarda kemik erimesi]]></category>

		<category><![CDATA[kalsiyum kaynağı yiyecekler]]></category>

		<category><![CDATA[kemik erimesi]]></category>

		<category><![CDATA[kemik erimesi hastalığı]]></category>

		<category><![CDATA[kemik erimesi tedavisi]]></category>

		<category><![CDATA[kemik kırılması]]></category>

		<category><![CDATA[osteoporos]]></category>

		<category><![CDATA[osteoporos tedavisi]]></category>

		<category><![CDATA[osteoporoz nedir]]></category>

		<category><![CDATA[osteoporoz tedavisi]]></category>

		<category><![CDATA[osteoporoz testi]]></category>

		<category><![CDATA[osteoporozdan korunma]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.romatizma.us/osteoporoz-nedir/</guid>
		<description><![CDATA[Osteoporoz kemiklerin kütle kaybetmesine yol açan ve en yaygın görülen kemik metabolizması hastalığıdır. Kemiklerin kütlesinin azalması kolaylıkla kırılabilmesine neden olmaktadır. Kemik kütlesi yanında osteoporozda iskelete ait ikinci önemli faktör kemik kalitesidir. Kemik kalitesinde yetersizliğe yol açan en önemli neden ileri yaştır. Yaş ilerledikçe aynı kemik mineral yoğunluğunda dahi kırık riski daha yüksektir. Osteoporozun kelime anlamı; [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Osteoporoz</strong> kemiklerin kütle kaybetmesine yol açan ve en yaygın görülen kemik metabolizması hastalığıdır. Kemiklerin kütlesinin azalması kolaylıkla kırılabilmesine neden olmaktadır. Kemik kütlesi yanında osteoporozda iskelete ait ikinci önemli faktör kemik kalitesidir. Kemik kalitesinde yetersizliğe yol açan en önemli neden ileri yaştır. Yaş ilerledikçe aynı kemik mineral yoğunluğunda dahi kırık riski daha yüksektir. Osteoporozun kelime anlamı; osteo (kemik) poroz (delikli) kelimelerinin birleşmesinden oluşur, delikli kemik halk arasında kemik erimesi olarak bilinir.<span id="more-81"></span><br />
<img src="http://www.romatizma.us/wp-content/uploads/osteoporoz.JPG" alt="osteoporoz" /><br />
50 yaşın üzerinde her 8 kişiden 1&#8242; inde osteoporoza bağlı omurga kırığı gelişmekte olup bu oran yaş ile birlikte artmaktadır. Kalça kırığı 70 yaşın üzerindeki her 3 kadından ve her 9 erkekten 1&#8242; inde görülen önemli bir sağlık problemidir. Osteoporotik kırıklar olarak tanımlanan kırıklar; el bileği, omurga ve kalça kırıklarıdır. Bu kırıklar kişinin fiziksel, psikolojik ve sosyal durumu ile sağlıkla ilgili yaşam kalitelerini olumsuz olarak etkilemektedir</p>
<p>Osteoporozdan etkilenen insanların %80&#8242;i kadınlardır. Kadınlarda daha sık rastlanan Romatoid artrit gibi iltihaplı romatizmaların varlığı ya da kortizon, tiroksin gibi ilaçların kullanımı halinde osteoporoz riski artmaktadır. Erkek osteoporozu da özellikle son yıllarda klinik tıpta önemli bir sorun olarak görülmektedir. Tüm vertebra korpus kırıklarının %14&#8242;ü ve yine tüm kalça kırıklarının %25-30&#8242;u erkeklerde görülmekte ve önemli bir oranda hastalık ve ölüm nedeni olabilmektedir. Osteoporozun kadınlara oranla erkeklerde daha nadir görülmesinin nedenleri arasında erkeklerdeki kısa yaşam beklentisi, iskelet gelişimi sırasındaki yüksek kemik kütlesi oranı ve kemik yıkımını hızlandıran menapoz eşdeğeri bir durumun olmaması sayılabilir.<br />
<img src="http://www.romatizma.us/wp-content/uploads/osteoporoz3.JPG" alt="osteoporoz3.JPG" /><br />
Kemik yaşam boyu sürekli yapılan, yıkılan canlı bir dokudur. Yaşam süresince eski kemik yıkılır ve bunun yerini yeni kemik alır. Kemik bal peteği görünümünde olup başta kalsiyum olmak üzere önemli mineralleri depolar. Yirmi-yirmibeş yaşlarına kadar yiyeceklerden alınan kalsiyumun kemiği yenileme kapasitesi kemiğin yıkım hızından daha yüksektir. Otuzlu yaşlarda tepe kemik kütlesi adı verilen en yüksek kemik kütlesine ulaşılır. Bu dönem kemiğin en güçlü olduğu dönemdir. Tepe kemik kütlesini etkileyen faktörler büyüme sırasında rol oynayan genetik program, mekanik yüklenme, beslenme ve hormonal faktörlerdir. Büyüme esnasında optimal kemik birikimi için yeterli kalsiyum alınmalı, normal östrojen salgılanmalı ve yeterli vücut ağırlığı olmalıdır. İleri dönem yaşlardan ziyade büyüme esnasında mekanik yüklenme de önemli rol oynamaktadır.</p>
<p>Kırk yaş civarında kemik kütlesi yavaş yavaş azalmaya başlar. Bu kayıp menapozdan sonra kadınlarda östrojen hormonunun seviyesinin düşmesine bağlı olarak hızlanmaktadır. Menapozdan sonraki ilk 5 yıl kemik kütlesinin en hızlı kaybedildiği zaman dilimidir. Bu dönemde kadınlar her yıl kemik kütlerinin %3&#8242;ünü kaybedebilirler. Hızlı kayıp döneminin sonlarında 60 yaş civarında osteoporozun ilk belirtileri; kamburlaşma, boy kısalması, yaygın sırt ağrıları ya da ufak bir zorlama sonucu oluşan kırıklar şeklinde ortaya çıkar.</p>
<p><strong>RİSK FAKTÖRLERİ</strong><br />
Genç bir erişkin iken ulaştığımız tepe kemik kütlesi ve yaşlanmaya başladığımızda oluşması beklenen kemik kaybının hızı osteoporoz gelişme riskimizi belirler. Kimlerin önceden bu hastalığa yakalanacağı önceden öngörülememektedir. Ancak hastalığa yakalanma riski aşağıdaki durumlarda artmaktadır:</p>
<ul>
<li>45 yaşın altında doğal ya da cerrahi menapoz</li>
<li>Kadın olmak</li>
<li>İleri yaş</li>
<li>Ufak tefek zayıf yapıda ve beyaz tenli olmak</li>
<li>Ailede osteoporotik kırık öyküsü (Özellikle annede kalça kırığı)</li>
<li>Daha önce kırık geçirmiş olmak (Ön kol kırığı gibi)</li>
<li>İnflamatuar (iltihaplı) eklem hastalığı yada astım varlığı</li>
<li>Kemik yıkımını hızlandıran ilaçların kullanımı (kortizon,guatr ilaçları,sara ilaçları,heparin vb)</li>
<li>Kalsiyumdan fakir beslenme, yetersiz D vitamini</li>
<li>Sigara içme, alkol kullanımı, fazla kahve tüketimi</li>
<li>Aşırı tuz, protein alımı</li>
<li>Düzenli egzersiz yapma alışkanlığının olmayışı</li>
<li>Erkeklerde düşük testosteron düzeyi</li>
<li>Uzun süreli yatak istirahati</li>
<li>Bunama</li>
<li>Kronik böbrek yetmezliği</li>
<li>Malabsorbsiyona neden olacak gastrointestinal sistem sorunları</li>
<li>Tirotoksikoz (tiroid hormonunun fazla salgılanması)</li>
<li>Hiperparatiroidi (paratiroid hormonunun fazla salgılanması)</li>
</ul>
<p>Yukarıdaki faktörlerden bir ya da birden fazlası sizde var ise osteoporoza yakalanma ve kırık riskiniz yüksektir. Osteoporoz riskiniz olup olmadığını anlamak için Uluslararası Osteoporoz Vakfı tarafından hazırlanan BİR DAKİKALIK OSTEOPOROZ RİSK TESTİ &#8216;nden yararlanabilirsiniz.</p>
<p>* 1- Anne veya babanızda basit bir zorlanma veya hafif bir düşme sonrasında kalça kırığı oldu mu ?<br />
Evet    Hayır<br />
* 2- Sizde basit bir zorlanma veya hafif bir düşme sonrasında kalça kırığı oldu mu ?<br />
Evet    Hayır<br />
* 3- Üç aydan uzun bir süre kortizon içeren ilaç kullandınız mı ?<br />
Evet    Hayır<br />
* 4 - Boyunuzda 3 santimetreden fazla kısalma oldu mu ?<br />
Evet    Hayır<br />
* 5- Fazla miktarda alkol tüketiyor musunuz ?<br />
Evet    Hayır<br />
* 6 - Günde 20&#8242; den fazla sigara içiyor musunuz ?<br />
Evet    Hayır<br />
* 7 -  Sık olarak diare-ishal sorununuz oluyor mu? (Çölyak veya Crohn hastası mısınız ? )<br />
Evet    Hayır<br />
• Kadınlar için<br />
* 8 - Menapoza 45 yaşından önce mi girdiniz ?<br />
Evet    Hayır<br />
* 9- Regl düzeniniz 12 ay süre ile aksadı, kesintiye uğradı mı ?<br />
Evet    Hayır<br />
• Erkekler için<br />
* 10- Testosteron seviyesinde azalmaya bağlı impotans veya libido kaybınız oldu mu ?<br />
Evet    Hayır</p>
<p>Eğer bu sorulardan birine yanıtınız evet ise bu konu ile ilgili bir uzman hekime başvurunuz.<br />
Kadınların kemik kütlesi erkeklere oranla %20-30 daha azdır. Bu nedenle erkeklere nazaran osteoporoza yakalanma riski kadınlarda daha fazladır. Ancak ileri yaşlarda özellikle 70 yaşın üzerinde her iki cinste de kalça kırığı riski artmış olarak karşımıza çıkmaktadır. Astım ve iltihaplı eklem romatizmalarında kullanılan kortizon gibi ilaçlar, kemik kütlesini azaltan ilaçların en önemlileridir. Kemik kaybının miktarı bu ilaçların dozuna ve kullanım sürelerine göre değişmektedir. 7.5 mg&#8217;ın üzerinde uzun süreli kullanım (3 aydan uzun süre ) kırık riskini arttırmaktadır. Kortizon kemik yıkımını hızlandırır. Östrojen seviyelerini düşürür, kalsiyumun barsaktan emilimini azaltarak osteoporoza neden olur.</p>
<p>Kortizon dışında osteoporoz riskini arttıran ilaçlar: Guatr hastalığı tedavisinde kullanılan tiroksin, sara hastalığında kullanılan antiepileptikler ve kanın pıhtılaşmasını engellemek için kullanılan heparin gibi ilaçlardır. Bu ilaçları kullananlarda muntazam aralıklarla KMY (kemik mineral yoğunluğu) ölçümü yapılmalıdır.</p>
<p>Osteoporoz ve osteoporotik kırıklar için risk faktörlerinin tanımlanması ile yüksek risk altındaki bireyler ortaya çıkarılabilir ve böylece değiştirilebilen risk faktörleri ile ilgili düzenlemeler yapılarak kırıklar önlenebilir. Bireyin kırık riski bütün bu faktörlerin net sonucudur. Bu faktörlerin önemi iskeletteki bölgeye, bireyin içinde bulunduğu yaşamsal dönemlere ve bireyden bireye değişiklik gösterir.</p>
<p><strong>OSTEOPOROZDAN KORUNMA</strong><br />
Osteoporozdan korunmanın başlıca yöntemi; tepe kemik kütlesine erişinceye kadar olan dönemde güçlü, sağlam kemik yapıyı oluşturmak ve sonraki yaşlarda kaybı engellemektir.</p>
<p>Yeterli ve güçlü kemik kütlesine sahip olursak ileri yaşlardaki kaybımızı daha az problem ile atlatabiliriz. Kemik kütlesi genetik faktörlere bağlı olarak değişebilirse de yaşam biçimimizi akıllıca düzenleyerek osteoporozu yavaşlatabilir ve hatta engelleyebiliriz.</p>
<p>Daha sonraki hayatınızdaki kaybı en aza indirebilmek için 35 yaşına kadar mümkün olduğunca en yüksek kemik kütlesine sahip olabilecek önlemleri almalısınız.</p>
<p>Aldığınız kalsiyum miktarını arttırın</p>
<p>Kalsiyum sadece kemik sağlığı için değil, diğer vücut fonksiyonları içinde gerekli bir mineraldir. Vücudumuz kanda belirli bir miktar kalsiyum bulundurmak zorundadır. Kaslarımızın kasılması, kalp ritmi ve normal kan akışkanlığı için kalsiyuma ihtiyaç vardır. Bunlar kalsiyumun kemik yoğunluğu üzerindeki etkisinden daha öncelikli fonksiyonlarıdır. Bu fonksiyonları yerine getirebilmek için yeterli kalsiyum almıyorsak vücudumuz depoları yani kemikteki kalsiyumu kullanacaktır.</p>
<p>Ne kadar kalsiyuma ihtiyacınız olduğu cinsiyetinize, yaşınıza ve osteoporoz riskinize bağlıdır. Kalsiyum ihtiyacı ergenlikte, hamilelikte, emzirme döneminde ve menapozdan sonra artmakta günlük 1000-1500 mg&#8217; a çıkmaktadır. Özellikle çocukluk ve adolesan dönemde süt ve sütlü gıdalardan zengin beslenen kişilerde osteoporotik kırık riskinin azaldığı gösterilmiştir. Kalsiyum desteğinin tepe kemik kütlesinin oluştuğu büyüme döneminde yapılmasının yararı tartışılmaz. Büyüme sırasında yeterli kalsiyum alınmazsa genler tarafından programlanan iskelet yapımının doruk noktasına ulaşamadığı savunulmaktadır . 9-20 yaşları kemik kütlesini doruk seviyeye ulaştırmada önemli bir dönemdir. Bu gibi özel durumların dışında günlük gereksinim 800 mg kadardır. Bir bardak sütte yaklaşık 250 mg kalsiyum bulunmaktadır. Ne yazık ki birçok kadın günlük 500 mg&#8217;ın altında kalsiyum alma alışkanlığındadır.</p>
<p>D vitamini kalsiyumun barsaktan emilimine ve kemikler tarafından depolanmasına yardımcı olan bir hormondur. Günlük ihtiyacımız olan miktar 400-800 İU&#8217;dur. Güneş ışığının etkisi ile ciltte, karaciğerde ve böbrekte sentezlenerek aktif D vitamini haline dönüşür. Kış aylarında, güneş ışığından yeterli yararlanamama durumlarında sentezi azalmaktadır. İleri yaşlarda özellikle böbrekten yapımının azalması yaşlanma sonucu osteoporozun artmasına yol açan önemli bir durumdur.</p>
<p><strong>Kalsiyum kaynağı olan yiyecekler:</strong></p>
<p>Süt ve süt ürünleri en önemli kalsiyum kaynaklarıdır. Süt, yoğurt ve peynir en fazla kalsiyum içeren gıdalardır. Bir bardak süt günlük ihtiyacımızın 1/4&#8242;ünü sağlar. Yağ ve kaloriden kaçınmak için düşük yağ içeren süt ve süt ürünleri kullanılabilir . Kalsiyumdan zengin diğer gıdalar; yeşil sebzeler, kabuklu deniz hayvanları, sardalya balığı, soya fasulyesi, fındık, badem, pekmez, kalsiyum ile zenginleştirilmiş meyve suları, ekmekler v.s olarak sayılabilir.</p>
<table border="1" height="364" width="462">
<tr>
<td><strong>Yiyecek</strong></td>
<td><strong>Ölçü</strong></td>
<td><strong>Kalsiyum(mg)</strong></td>
</tr>
<tr>
<td>Yağlı süt</td>
<td>1Su Bardağı</td>
<td>291</td>
</tr>
<tr>
<td>Yağlı yoğurt</td>
<td>1 Kap</td>
<td>400</td>
</tr>
<tr>
<td>Beyaz peynir</td>
<td>Kibrit Kutusu</td>
<td>190</td>
</tr>
<tr>
<td>Kaşar-çedar-permesan peynir</td>
<td>Kibrit kutusu</td>
<td>200-300</td>
</tr>
<tr>
<td>Ayran</td>
<td>1 Su Bardağı</td>
<td>285</td>
</tr>
<tr>
<td>Balık</td>
<td>1 Porsiyon (100 gr)</td>
<td>200</td>
</tr>
<tr>
<td>Sardalya</td>
<td>1 Porsiyon</td>
<td>300</td>
</tr>
<tr>
<td>Ispanak</td>
<td>1 Porsiyon</td>
<td>125</td>
</tr>
<tr>
<td>Börülce</td>
<td>1 Porsiyon</td>
<td>160</td>
</tr>
<tr>
<td>Soya</td>
<td>1 Porsiyon</td>
<td>225</td>
</tr>
<tr>
<td>Salata (yeşil)</td>
<td>1 Porsiyon</td>
<td>235</td>
</tr>
<tr>
<td>Mercimek</td>
<td>1 Porsiyon</td>
<td>59</td>
</tr>
<tr>
<td>Nohut</td>
<td>1 Porsiyon</td>
<td>92</td>
</tr>
<tr>
<td>Portakal</td>
<td>1 Orta Boy</td>
<td>72</td>
</tr>
<tr>
<td>Muz</td>
<td>1 Orta Boy</td>
<td>100</td>
</tr>
<tr>
<td>Kivi</td>
<td>1 Orta Boy</td>
<td>170</td>
</tr>
<tr>
<td>Yumurta Sarısı</td>
<td>1 Adet</td>
<td>147</td>
</tr>
<tr>
<td>Fındık</td>
<td>100 gr</td>
<td>200</td>
</tr>
<tr>
<td>Badem içi</td>
<td>100 gr</td>
<td>250</td>
</tr>
</table>
<p><strong>Farmakolojik kalsiyum destekleri:</strong><br />
Günlük kalsiyum gereksiniminin diyetle alınması idealdir. Ayrıca diyetin içerdiği kalsiyum miktarına bakarak kalsiyum preparatları da kullanılabilir. Kalsiyum içeren ilaçlar içerdikleri elementer kalsiyum miktarına göre çeşitlenirler. Kalsiyum karbonat en yüksek elementer kalsiyumu sağlar. Kalsiyum sitrat ve kalsiyum glukonat bileşikleri daha az elementer kalsiyum içerirler, ancak vücudumuzun bunları emmesi daha kolaydır. Kalsiyum ince barsakların üst bölümünden aktif transportla emildiği için bölünmüş dozlarda alınması ve yemek asitleri çözünmelerini arttıracağı için yemeklerle birlikte alınması emilimlerini arttıracaktır. Ayrıca kemik rezorbsiyon hızı gece arttığı için yatmadan önce alınması da önerilir. Bu sebeplerle kalsiyumun yemeklerle birlikte ve yatmadan önce bölünmüş dozlarda alınması tercih edilir. Kalsiyum alımı sırasında günde 6-8 bardak su içmeye özen gösterilmelidir.</p>
<p><strong>Sigara içmekten kaçının</strong></p>
<p>Sigara içenler içmeyenlere göre daha fazla osteoporoz riskine maruz kalmaktadır. Sigara birkaç yolla osteoporoza neden olmaktadır. Sigara içenler menapoza daha erken girerler, östrojen düzeyi sigara içenlerde daha düşüktür ve vücut kitle indeksi daha azdır.</p>
<p><strong>Alkol kullanımından kaçının</strong></p>
<p>Fazla miktarda (günlük 100 ml&#8217;den fazla) alkol tüketen kişilerde osteoporoza yakalanma riski daha yüksektir. Aşırı alkol tüketimi ile kalsiyum emilimi azalır, atılımı ise artar. Alkol ile beslenme alışkanlığı da bozulur. Protein ve sodyum alımı azalır, protein kaybı artar. Yine alkole bağlı endokrin değişiklikler sonucu testosteron azalması ve kortikosteroid artışı osteoporozu kolaylaştırmaktadır.</p>
<p><strong>Aşırı miktarda kahve tüketmeyin</strong></p>
<p>Aşırı miktarda kahve tüketimi idrar ve bağırsak kalsiyum atılımını etkilemektedir. Günde 150 mg kafein (yaklaşık bir bardak kahve) idrar kalsiyumunu günde 5 mg arttırmaktadır. Düşük dozlarda kafeinin etkisi önemsizdir.</p>
<p><strong>Hayvansal proteinden zengin gıdaları aşırı tüketmeyin</strong></p>
<p>Proteinden zengin diyetler kalsiyumun idrarla atılımını arttırmaktadır. Bu etki yüksek fosfat içeriği nedeni ile hayvansal proteinlerde daha fazladır.</p>
<p><strong>Egzersiz yapın ve yaşam boyu aktif kalın</strong></p>
<p>Egzersizin yaşa bağlı kırık insidansını azaltması çeşitli mekanizmalarla açıklanmaktadır. Genç erişkinlerde egzersiz tepe kemik kütlesini arttırmakta ve böylece daha sonra görülebilecek kırık riski azalmaktadır. Erken menapozal kadınlarda östrojen yetersizliğine bağlı hızlı kemik kaybı egzersizle yavaşlayabilmektedir. Son olarak yaşlı erişkinlerde egzersiz yaşa bağlı kemik kütlesi azalmalarını geciktirebilmekte ve düşme insidansı ve düşme sonucu gelişebilecek hasarı azaltabilmektedir. Ancak öne eğilerek yapılan hareketler omurga kemiklerinde kırılmaya neden olabileceğinden egzersiz sırasında bu hareketlerden kaçınılmalı ve düzgün bir duruş sağlayan sırt kaslarının kuvvetlendirilmesine çalışılmalıdır. Kemiklere yük bindiren; yani vücut ağırlığını kemiklerimize taşıtarak ayakta yaptığımız egzersizler kemiklerimizi uyararak güçlenmesine yardımcı olur.</p>
<p>Sedanter yaşam ve uzun süreli yatak istirahati osteoporoz riskini arttırır. Hareketli olma, kolay hareket edebilme yeteneğimizi artırır, kas gücümüz artar ,dengemiz korunur, düşmeden korunuruz.</p>
<p>Egzersiz kalp ve damar sağlığımız içinde gereklidir. Osteoporozdan hem korunmada hem de tedavi amacıyla egzersizlerden yararlanılmalıdır. Korunmada yürüyüş gibi hafif egzersizler etkili olabiliyor ise de tedavide kullanılan egzersizler Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Uzmanları tarafından reçete edilen özel tipte ağırlık taşıma egzersizleri gibi egzersizlerdir.</p>
<p>Fiziksel olarak aktif bir insan değilseniz ve aşağıdaki durumlardan herhangi biri var ise egzersiz için doktora danışılmalıdır:</p>
<ul>
<li>40 yaşından sonra kırık ya da osteoporozun varlığı</li>
<li>Kalp hastalığı, yüksek tansiyon, felç, yüksek kolesterol</li>
<li>Egzersiz sonrası göğüs, boyun,omuzlar ve kolda ağrı ya da sıkışma hissi oluyor ise</li>
<li>Ufak bir güç sarfedildiğinde bile nefes darlığı ve baş dönmesi oluyor ise</li>
<li>Egzersiz programına başlamadan önce diabet gibi özel dikkat gerektiren bir hastalık mevcut ise</li>
</ul>
<p><strong>Östrojen kullanımı</strong><br />
Menapozdan sonra kadınlar östrojen azalmasına bağlı olarak daha hızlı kemik kaybına maruz kalır. Bu hormon adet kanamalarını kontrol etmesi yanısıra kemiklerin kalsiyumu depolamasına ve kemik kütlesinin korunmasına da yardımcı olur. Ülkemizde ortalama menapoz yaşı 48 civarıdır. Günümüzde östrojen tedavisi osteoporoz tedavisinden ziyade korunmada tercih edilmektedir. Kadın doğum uzmanları tarafından önerilen östrojen tablet ya da cilt peçleri şeklinde kullanılmaktadır. Östrojen kullanımı meme ve rahim kanseri riskini arttırmaktadır. Rahim kanseri riski östrojen ile birlikte progesteron kullanılarak azaltılabilir.</p>
<p>Östrojen kullanımı ile adet kanamaları benzeri ara kanamalar olabilir. Östrojen kullanıyorsanız sık sık doktor kontrolüne ihtiyacınız var demektir. Ailenizde meme kanseri, rahim kanseri ve kan pıhtılaşma sorunu var ise doktorunuz östrojen kullanmanıza izin vermeyebilir.</p>
<p><strong>OSTEOPOROZ TANISI NASIL KONULUR ?</strong><br />
Kemiğiniz kırılana,kamburlaşana ve boyunuz kısalana kadar osteoporoz belirtilerini fark etmeyebilirsiniz. Aşikar yakınmalar oluşuncaya kadar sessiz bir dönem geçirebilirsiniz. Doktorunuz osteoporoz olup olmadığınızı ya da olma riski taşıyıp taşımadığınıza karar verebilir. Osteoporoza neden olabilecek diğer hastalıkların varlığı(tiroid hastalıkları, inflamatuar eklem romatizmaları, astım, ilaç kullanımı v.b), kırık öykünüzün bulunması, beslenme durumunuz, genel sağlığınız, ailede özellikle annede kırık öyküsü gibi bilgiler doktorunuza riski belirlemede yardımcı olacaktır. Doktor fiziksel muayene, kan ve idrar tetkikleri ve radyografi ile tanıya ve ayırıcı tanıya gidebilir.</p>
<p>Risk mevcudiyetinde kemik mineral yoğunluğu ölçümü tanıyı kesinleştirir. Bu testler kırık riskini belirlemede en güvenilir yöntemlerdir. Hastalığın erken tesbit edilmesine de yardımcıdır. Riski yüksek olan hastalarda yılda bir kez, düşük olan hastalarda 2-5 yılda bir tekrarlanır. Tedaviye yanıtı değerlendirmek içinde yılda bir kez tekrarlanabilir. Bir yıldan daha kısa aralıklarla yapılmasının yararı yoktur. KMY ölçümünün ilaç tedavisinin etkinliğini değerlendirmede tek başına yeterli olmadığı , verilen tedavinin kemiğin kalitesi ve yapısal elemanlarına olan etkisinin de göz önüne alınması gerektiği unutulmamalıdır. Kemik ölçümleri hızlı, kolay yapılabilen testlerdir. Çok çeşitli yöntemler var ise de en çok DEXA (Dual photon x-ray absorbsiometre) kullanılmaktadır.</p>
<p>DEXA ile kemiğin %1-2 &#8216;lik kaybı bile değerlendirilebilir. Osteoporoz tanısında ve tedavinin takibinde hekim önerisi ile kullanılmalıdır. Son zamanlarda daha ucuz ve basit olan ultrasonografi gibi kemik ölçüm yöntemlerinden de kemik tarama çalışmalarında yararlanılmaktadır.</p>
<p>Düz kemik radyografisi kırıkların tespit edilmesinde yararlıdır. Ancak kemik yoğunluğunun saptanmasında hassas değildirler. Direk radyografi ile kemik yoğunluğu azalması tespit edildiğinde kemiğin en az %30&#8242;u kaybedilmiş demektir.</p>
<p>Doktorunuz tanı için ve özellikle kemik kaybınızın halihazırda olup olmadığını tespit için kan ve idrar testleri isteyebilir Bunlar; kan kalsiyum, fosfor, alkalen fosfataz, parathormon, D vitamini değerleri, tiroid fonksiyon testleri , sedimantasyon, karaciğer ve böbrek fonksiyon testleri gibi testlerdir.</p>
<p><strong>OSTEOPOROZ TEDAVİSİ</strong><br />
Tüm hastalıklarda olduğu gibi osteoporozda da hastalıktan korunmak öncelikli amaç olmalıdır. Osteoporozun gelişmiş olduğu durumlarda ise erken tedavi başarı şansını yükseltmektedir. Osteoporoz günümüzde tedavi edilebilir bir hastalıktır. Osteoporoz tedavisinin en önemli amacı kırıkların azaltılmasıdır. Osteoporoz tedavisinde ilaç ve ilaç dışı tedaviler söz konusudur.</p>
<p>İlaç tedavisinde kemik yıkımını azaltan, yapımını arttıran ve özellikle son zamanlarda kemik kalitesi üzerine olumlu etki gösteren ilaçlar üzerinde yoğunlaşılmakta ve araştırmalar bu yönde sürdürülmektedir. İlaç tedavisinin seçiminde hastanın yaşı, ek yakınma ve hastalıkları, kırığın bulunup bulunmaması ve KMY değeri gibi özelliklerin göz önüne alınması gerekir.</p>
<p>HRT (hormon replasman tedavisi ) en eski tedavilerden birisidir. Ancak günümüzde özellikle menapoz semptomları olan erken postmenapozal kadınlarda osteoporozun önlenmesi amacıyla kullanımı önerilmektedir. Östrojen hormonu progesteron ile birlikte ya da tek başına kontrollü olarak önerilebilir.</p>
<p>Bifosfanatlar son yıllarda üretilen ,ağızdan alınıma elverişli kemik yoğunluğunu arttıran ilaçlardır. Ülkemizde Etidronat, Alendronat, Risedronat bulunmaktadır. Alendronat ve risedronatın hem günlük ,hem de haftada bir alınabilecek formları mevcuttur. Yapılan çalışmalarda günlük ve haftalık alım arasında etkinlik ve yan etkiler bakımından fark bulunamamıştır. Bifosfanat kullanımına başlamadan önce olası hipokalsemiyi önlemek için kalsiyum ve D vitamini eksikliği varsa muhakkak düzeltilmelidir. Ancak kalsiyum ile bifosfanatların aynı anda alınması durumunda emilim bozulduğu için eş zamanlı alınmaması gerektiği unutulmamalıdır. Bifosfanatlar genelde iyi tolere edilen, önemli yan etkileri olmayan ilaç gruplarıdır.</p>
<p>Kalsitonin enjeksiyon ya da nasal sprey şeklinde tedavide yer almış, özellikle kırığı olan hastalarda ağrıyı da kontrol eden bir ilaçtır. En az 2-3 yıl süre ile kullanılmalıdır.</p>
<p>Selektif östrojen reseptör modülatörleri (SERM) yeni bir ilaç grubu olup östrojen reseptörlerine yüksek ilgileri olan, bazı dokularda östrojen etkisini taklit ederken, bazılarında antiöstrojen etki gösteren ilaçlardır. Bu gruptaki ilaçlardan en iyi bilinenleri , her ikisi de meme kanserinin tedavisi için geliştirilmiş olan tamoksifen ile yeni bir ilaç olan raloksifendir. Raloksifen osteoporozun önlenmesi için kullanabilecek ilaç gruplarından birisi olarak günümüzde dünyada ve ülkemizde yeni bir tedavi seçeneği olarak yerini almıştır. Osteoporozu olan postmenapozal kadınlarda meme kanseri riskini azalttığı bildirilmektedir.</p>
<p>Paratiroid hormonu kan kalsiyum ve fosfat düzeyini ayarlayan bir hormondur. Yüksek plazma konsantrasyonları kemik rezorbsiyonunu arttırırken, düşük dozlarda aralıklı olarak verildiğinde kemik formasyonunu arttırabilir. Özellikle ciddi osteoporozlu olgularda vertebra ve vertebra dışı kırıklara olan etkisi nedeniyle gelecekte önemli bir tedavi seçeneği olarak görünmektedir.</p>
<p>Kalsiyum diğer tedavilerin yanısıra günlük yeterli kalsiyumu alamayan menapoz sonrası kadınlara önerilen bir ilaçtır. D vitamini eksikliği olan kişilerde kalsiyumun D vitamini ile beraber alınması önerilmektedir. D vitamini seviyesi yaşla birlikte azalır. Kalsiyum ile birlikte uygulanan vitamin D tedavisinin kalça ve vertebra dışındaki diğer kırıkların oranını azalttığı ve serum paratiroid hormon düzeylerini düşürdüğü belirlenmiştir.</p>
<p>Yeni ilaç tedavileri ve deneysel tedaviler (ipriflavon, tibolon, osteoprotogerin, stronsium, büyüme hormonu, büyüme faktörleri, eser elementler, statinler, K vitamini) üzerindeki çalışmalar devam etmektedir.</p>
<p><strong>İlaç dışı yaklaşımlar kapsamında:</strong></p>
<p>Diyet<br />
Kemik sağlığını olumsuz yönde etkileyebilecek gıda, alışkanlıklar ve ilaçlardan uzak durma<br />
Fiziksel aktivitenin desteklenmesi (yaşa göre egzersiz)<br />
Düşmelerin önlenmesi<br />
Mimari engellerin giderilmesi<br />
Kalça koruyucular, görme muayenesi, denge ve kuvvetlendirme egzersizleri<br />
Hasta eğitimi<br />
Akut ve kronik ağrının tedavisi önem taşımaktadır.</p>
<p>Osteoporoz teşhis ve tedavisinde sürekli yeni metodlar geliştirilmektedir. Doktorunuz doğru tedaviyi bulmanız ve bu tedavinin risklerini, yan etkilerini, yararlarını anlamanız açısından en iyi rehberiniz olacaktır.</p>
<p><strong>DÜŞMELERİN ENGELLENMESİ</strong><br />
Yaşlandıkça, düşüp bir yerinizi kırma riskini artıran bir takım değişiklerin oluştuğunu farkedebilirsiniz. Bunlar kas zayıflığı, görme bozukluğu, hastalık ya da ilaç alınımı nedeni ile oluşan baş dönmesinden kaynaklanabilir. Osteoporoz sonucu incelen kemik çok hafif bir zorlama sonucu bile kırılabilir. Bu nedenle düşme riskinin azaltılması ilaç ile tedavi kadar önemlidir. Düşme riskinizi kas gücünüzü artıran egzersizler yaparak, alçak ökçekli kaymayan tabanlı ayakkabılar giyerek azaltabilirsiniz. Düzenli göz muayeneleri, gereksinim duyarsanız gözlük kullanımı görüşünüzü iyileştirecektir. Doktorunuza baş dönmenizin nedenini sorun. Tansiyonunuzun ve kan şekerinizin ani inip çıkmaları konusunda bilgilenin ve doktorunuzdan yardım isteyin. Aşağıdaki liste, evinizi daha güvenli kılmak ve düşme riskinizi azaltmak için evde ne gibi önlemler almanız gerektiğini göstermektedir.</p>
<p><strong>Işıklandırma</strong></p>
<p>* Merdiven, oda ve koridorlar iyi ışıklandırılmalı<br />
* Gereken yerlere gece aydınlatma sağlanmalı<br />
* Yatağınızın yanında fener bulundurabilir ve gece kalktığınızda kullanabilirsiniz.</p>
<p><strong>Zemin Döşeme</strong></p>
<p>* Küçük, kayabilen halı, kilimlerden kaçının, kullanıyorsanız kaymaması için gerekli önlemleri alın.<br />
* Halı kenarlarını sabitleyin.<br />
* Kaymayan cilalar kullanın.<br />
* Ayak altındaki elektrik kordonlarını kaldırın.</p>
<p><strong>Merdivenler</strong></p>
<p>* Merdivenin başına ve altına elektrik düğmeleri koyun.<br />
* Kaymayan yüzeylerle kaplayın.<br />
* Trabzan koydurun ve inerken çıkarken kullanın.</p>
<p><strong>Banyo</strong></p>
<p>* Banyo küvetinin, tuvaletin, duşun yanına tutunmaya yardımcı tutamaklar yerleştirin.<br />
* Kaymayı engelleyici lastik ya da yapışan zeminler koyun.</p>
<p><strong>Mutfak</strong></p>
<p>* Alet edevatı kolay erişilebilecek yerlere koyun ( iskemleye tırmanmayı gerektirmeyen )<br />
* Raflara ulaşmak için sağlam bir basamak kullanın.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.turanuslu.com/2008/05/04/osteoporoz-nedir/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Sırt Jimnastiği</title>
		<link>http://www.turanuslu.com/2008/05/03/sirt-jimnastigi/</link>
		<comments>http://www.turanuslu.com/2008/05/03/sirt-jimnastigi/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 03 May 2008 11:47:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Doç. Dr. Turan Uslu</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Sırt Ağrıları]]></category>

		<category><![CDATA[sırt ağrılarından korunmak]]></category>

		<category><![CDATA[sırt ağrısı]]></category>

		<category><![CDATA[sırt egzersizleri]]></category>

		<category><![CDATA[sırt jimnastiği]]></category>

		<category><![CDATA[sırtı korumak]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.romatizma.us/sirt-jimnastigi/</guid>
		<description><![CDATA[Boyun ve sırt omurlarına yönelik jimnastik programı
Sırt egzersizleri ve etkin sırt tedavisi

Programa başlamadan önce, kan dolaşımını uyarmak amacıyla hafif gevşeme ve hareket egzersizlerinin (3-5 dakika) yapılması önerilmektedir. Örneğin, ellerinizi yukarı uzatarak yerinizde hafifçe koşar gibi sayarken, kolları öne ve arkaya doğru dairesel biçimde hareket ettirin, daha sonra dizlerinizi topuklar kalçaya değecek biçimde yukarı çekin ve [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Boyun ve sırt omurlarına yönelik jimnastik programı</strong><br />
<strong>Sırt egzersizleri ve etkin sırt tedavisi</strong><br />
<span id="more-63"></span><br />
Programa başlamadan önce, kan dolaşımını uyarmak amacıyla hafif gevşeme ve hareket egzersizlerinin (3-5 dakika) yapılması önerilmektedir. Örneğin, ellerinizi yukarı uzatarak yerinizde hafifçe koşar gibi sayarken, kolları öne ve arkaya doğru dairesel biçimde hareket ettirin, daha sonra dizlerinizi topuklar kalçaya değecek biçimde yukarı çekin ve aralarda derin nefes alarak kol ve bacaklarınızı sallayın.</p>
<p><strong>1. Kalça dengesi-dik oturma:</strong><br />
<img src="http://www.romatizma.us/wp-content/uploads/kalcacengesi.JPG" alt="kalcacengesi.JPG" /><br />
Yavaşça yaylanarak, kifoz (kambur) ve lordoz (bel çökmesi) arası dik bir şekilde oturun (hafif lordoz = kalça dengesinin başlangıç pozisyo¬nudur) Sonra, kalça ve karın kaslarınızı kasıp, her iki kürek kemiğinizi arkaya ve aşağıya doğru çekerek, kendinizi zorlamadan sakin bir biçimde nefes almaya devam edin!</p>
<p>Amaç: Dik oturma pozisyonu, omurganın ak¬tif bir şekilde dikleştiri mesi, doğru nefes alıp verme, bedensel duyumsama.</p>
<p><strong>2. Oturur durumda temel kasılma</strong><br />
<img src="http://www.romatizma.us/wp-content/uploads/otururdurum.JPG" alt="otururdurum.JPG" /><br />
Ayakların omuz açıklığına getirilmesi, sırtın dik tutulması, ayakların yere dayanması ve karın ile kalça kaslarının gergin duruma getirilmesi sonucunda temel kasılma sağlanmış olur. Şim¬di omuzlarınızı aktif bir biçimde aşağıya indi¬rin, başınız yukarıya doğru çekilir (omurganın gerilmesi). Sonra, omuzlarınızı yukarıya doğru çekerek, bu gergin durumda kalın; daha son¬ra omuzlarınızı tekrar aşağıya indirerek, öne ve arkaya dairesel şekilde hareket ettirin. Dik¬kat: Başınızı gevşek tutmaya özen gösterin [başınız arkaya eğilmiş pozisyonda, hafifçe yukarı bakar durumda).</p>
<p>Amaç: Omuz ve ense kaslarının hareketlendi¬rilmesi ve güçlendirilmesi.</p>
<p><strong>3. Oturur pozisyonda temel kasılma:</strong><br />
<img src="http://www.romatizma.us/wp-content/uploads/otururpozisyon.JPG" alt="otururpozisyon.JPG" /><br />
sağ ayın (2. egzersizdeki gibi). Sonra da omuzlarınızı arkaya ve aşağıya doğru İndire¬rek (kürek kemiklerini birbirine doğru çekerek), kısa bir süre bu pozisyonda kalın ve yukarıya, öne doğru hareket ettirin (omuz ar burun yö¬nünde). Burada her zaman dikkat edilecek nokta, başın yukarıya doğru çekilmesi ve karın ile kalça kaslarının gerili durumda olmasıdır.</p>
<p>Amaç: Göğüs ve omuz kaslarının gerilmesi ve güçlenmesi.</p>
<p><strong>4. Oturur pozisyonda temel kasılma:</strong><br />
<img src="http://www.romatizma.us/wp-content/uploads/otururpozisyon2.JPG" alt="otururpozisyon2.JPG" /><br />
Başparmaklarınızı koltuk altına yerleştirin ve bükülü durumdaki kollarınızla öne ve arkaya doğru daireler çizin. Bu hareketi yaparken omuzunuzla büyük daireler çizmeye çalışın.</p>
<p>Amaç: Omuz ve ense kaslarının güçlendiril¬mesi ve hareketliliğinin artırılması.</p>
<p><strong>5. Oturur pozisyonda temel kasılma:</strong><br />
<img src="http://www.romatizma.us/wp-content/uploads/otururpozisyon3.JPG" alt="otururpozisyon3.JPG" /><br />
Ellerinizi başınızın arkasında birleştirerek yavaş yavaş ellerinize doğru bir basınç oluşturun ve yi¬ne yavaşça bu basıncı azaltın. Söz konusu ba¬sıncı sizi rahatsız etmeyecek şekilde ayarlayın.</p>
<p>Amaç: Boyun omurlarının stabilizasyonu (sabitleştirilrnesi] ve ense kaslarının güçlendirilmesi.</p>
<p><strong>6. Oturur pozisyonda temel kasılma:</strong><br />
<img src="http://www.romatizma.us/wp-content/uploads/otururpozisyon4.JPG" alt="otururpozisyon4.JPG" /><br />
Kollarınız yana doğru açılmış durumdayken, ellerinizi çevirebildiğiniz kadar öne ve arkaya çevirin. Bu sırada başınızın yukarıya bakması¬na dikkat edin. Diğer bir şekil: kollarınız yana açılmış durumdayken, öne ve arkaya doğru küçük daireler çizin - gevşeyin.</p>
<p>Amaç: Omuz çevresinin hareketlendirilmesi, ense ve omuz kaslarının stabilizasyonu (güçlendirilmesi).<br />
<strong>7. Oturur pozisyonda temel kasılma:</strong><br />
<img src="http://www.romatizma.us/wp-content/uploads/oturur5.JPG" alt="oturur5.JPG" /><br />
Kollarınızı bükülü şekilde yukarı kaldırın, dirsek¬lerinizi arkaya çekin [kürek kemiklerinizi birleştirin) ve ellerinizle başınızın üzerinde bulunduğu¬nu varsaydığınız bir nesneye karşı direnç oluştu¬run (örneğin tavanı yukarı doğru itiyormuş gibi).</p>
<p>Amaç: Ense, omuz ve sırt kaslarının güçlendirilmesi.<br />
<strong><br />
8. Uzanarak oturma</strong><br />
<img src="http://www.romatizma.us/wp-content/uploads/uzanarakoturma.JPG" alt="uzanarakoturma.JPG" /><br />
Vücudun üst kısmını dik tutarak, dizleri bükme¬den, ayak parmaklarınızı yukarıya çekin ve başınızı yukarıya doğru uzatın. Amaç: Bacakların arka bölümündeki kasların ve vücudun gerilmesi.</p>
<p>Hareketin devamı: Kollarınızı yukarıya kaldırın (bkz. Şekil) ve bu durumda vücudunuzu yavaşça sağa ve sola doğru döndürün.</p>
<p>Amaç: Gövde kaslarının güçlendirilmesi, omurga hareketliliğinin sağlanması.</p>
<p><strong>9. Sırtüstü yatış:</strong><br />
<img src="http://www.romatizma.us/wp-content/uploads/sirtustu.JPG" alt="sirtustu.JPG" /><br />
Kollarınızı gevşek bir şekilde vücudunuzun her iki yanına uzatın ve sağ bacağınızı, dizi yere değecek şekilde kırarak sol bacağınızın üzerine getirin. Bu pozisyonda, sağ ornuzunuzu yere doğru çekerek kaslarınızı gerin. Önemli: Sağ diz yerde kalmalıdır. Daha sonra hareketi diğer yana doğru tekrarlayın.</p>
<p>Amaç: Gövde kaslarının gerilmesi, omurga¬nın hareketlendirilmesi.<br />
<strong><br />
10. Gevşeme egzersizi:</strong><br />
<img src="http://www.romatizma.us/wp-content/uploads/gevseme.JPG" alt="gevseme.JPG" /><br />
Sırtüstü yatar durumdayken ayaklarınızı, baca¬ğın alt ve üst kısımları dik bir açı oluşturacak şe¬kilde duvara dayayın. Ayaklarınızı duvara ha¬fifçe bastırarak o usan basıncın tüm vücuda yayılışını hissedin ve tekrar yavaşça gevşeyin.</p>
<p>Amaç: Bedensel duyumsama, kas geril¬mesinin ve gevşemesinin hissedilmesi.</p>
<p><strong>11. Yüzüstü yatar pozisyonda temel kasılma</strong><br />
<img src="http://www.romatizma.us/wp-content/uploads/yuzustu.JPG" alt="yuzustu.JPG" /><br />
(Belinizin düz kalmasını sağlamak amacıyla, karnınızın altına katlanmış bir battaniye veya sert bir yastık yerleştirin).Alnınızı yere ya¬pıştırın ve ellerinizi kalçalarınızın üzerinde tu¬tarak, kalça ve karın kaslarınızı gerin, topukla¬rınızı arkaya İtin, başınızı hafifçe kaldırın ve öne doğru uzatın. Hareketin devamı: Ellerini¬zi kalçalarınızdan çekin.</p>
<p>Amaç: Vücudun gerilmesi, sırt kaslarının güç¬lendirilmesi.</p>
<p><strong>12. Yüzüstü yatış:</strong><br />
<img src="http://www.romatizma.us/wp-content/uploads/yuzustu2.JPG" alt="yuzustu2.JPG" /><br />
Kollarınızı U şeklinde başın her iki yanında tu¬tarak teme gerilim sağlayın (l l no.lu egzer¬sizdeki gibi) ve her iki kolunuzu aynı anda kaldırın, kürek kemiklerinizi omurga yönünde hareket ettirerek birleştirmeye çalısın. Hareketin devamı: Kollarınızı yüzer gibi hareket ettirin.</p>
<p>Amaç: Türn sırt kaslarının güçlendirilmesi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.turanuslu.com/2008/05/03/sirt-jimnastigi/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Sırt Ağrılarından Korunma</title>
		<link>http://www.turanuslu.com/2008/05/03/sirt-agrilarindan-korunma/</link>
		<comments>http://www.turanuslu.com/2008/05/03/sirt-agrilarindan-korunma/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 03 May 2008 11:00:38 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Doç. Dr. Turan Uslu</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Sırt Ağrıları]]></category>

		<category><![CDATA[doğru oturma pozisyonları]]></category>

		<category><![CDATA[sırt ağrılarından korunma]]></category>

		<category><![CDATA[sırt ağrısı]]></category>

		<category><![CDATA[sırt ağrısı tedavisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.romatizma.us/sirt-agrilarindan-korunma/</guid>
		<description><![CDATA[Yanlış oturma, duruş bozukluğu, hareketsizlik veya ağır kaldırma; hepsi sırt ağrılarının baş kaynağı. Ama hepsinin de çaresi var, yeter ki üşenmeyin ve tavsiyelere kulak verin.
Sırt ağrılarının en önemli nedeni hareketsizlik. Bu da, belkemiğini destekleyen adaleleri tembelleştirip duruş bozukluğuna ve kasılmalara neden oluyor. Sürekli oturmak omurları olumsuz etkiliyor. Çünkü omurlar arasındaki tamponlar sadece düzenli kasılma ve [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Yanlış oturma, duruş bozukluğu, hareketsizlik veya ağır kaldırma; hepsi sırt ağrılarının baş kaynağı. Ama hepsinin de çaresi var, yeter ki üşenmeyin ve tavsiyelere kulak verin.<br />
Sırt ağrılarının en önemli nedeni hareketsizlik. Bu da, belkemiğini destekleyen adaleleri tembelleştirip duruş bozukluğuna ve kasılmalara neden oluyor. Sürekli oturmak omurları olumsuz etkiliyor. Çünkü omurlar arasındaki tamponlar sadece düzenli kasılma ve gevşeme sayesinde doku sıvısıyla besleniyor ve bunun için de hareket etmek gerekiyor. Yanlış kaldırma hareketleri veya stres, korku gibi etkenler de ağrılara yol açabiliyor.<br />
<span id="more-62"></span><img src="http://www.romatizma.us/wp-content/uploads/durmapozisyonlari.gif" alt="durmapozisyonlari.gif" /><br />
<strong>Akut şikayetlerde ne yapmalı?</strong><br />
Ağrıyı hiçbir zaman inkar etmeyin. İyileşmenin yollarını arayın. Örneğin sıcak, kan dolaşımını desteklediği için ağrılara iyi gelir. Biberiye esanslı sıcak bir banyo rahatlatır. Aynı şekilde ısıtma torbası veya uygun merhemler de kasları gevşetir.</p>
<p>Ağrıları ciddiye almanız çok önemli, çünkü ancak zamanında müdahale, ağrının kronikleşmesini önleyebilir. Ağır durumlarda ise mutlaka bir doktora danışmak gerekir.</p>
<p><strong>Kronik ağrıların çaresi nedir?</strong><br />
En doğru yol, bir uzmanın önereceği terapileri uygulamaktır. Ayrıca masaj ve jimnastik ağrılara iyi gelir. Çünkü masaj adaleleri gevşetir ve kan dolaşımı ile metabolizmanın daha rahat çalışmasını sağlar. Jimnastik ise, sırt egzersizleri sayesinde tembel kasları tekrar harekete geçirir.</p>
<p><strong>Alışkanlıklarınızı değiştirin</strong><br />
Tembellik sırt ağrısına yol açıyor. Uzmanlar, günlük alışkanlıklarını değiştiremeyenlerin sırt ağrılarına daha çok maruz kaldıklarını, bu nedenle yaşamlarında harekete daha çok yer vermeleri gerektiğini belirtiyor. Örneğin ritmik hareketler, sırt üstü yüzme, kayak veya trekking gibi spor türleri, sırt ağrılarının en büyük düşmanları. Sporun dışında sık sık ayağa kalkmak (örneğin telefonda konuşurken) ve kasları harekete geçirmek (örneğin karnınızı içeri çekin veya ayaklarınızı yere iyice bastırın) de iyi bir çözüm. Ayrıca müzik dinlemek, yoga yapmak veya yürüyüş gibi stres önleyici alternatifler de sırt ağrılarına iyi geliyor</p>
<p><strong>Doğru oturun</strong><br />
İşini sürekli oturarak yapanlar sırt ağrılarına daha çok maruz kalıyor. En iyi sandalye veya araba koltuğu bile, bazen bu ağrıları önleyemiyor. Fakat bazı noktalara dikkat ederek, sırt ağrılarını en aza indirebilirsiniz. Masa ve sandalyenin yanı sıra, bilgisayar ekranı ve faresi de sırtı olumsuz etkileyebiliyor. Bu nedenle mümkün olduğunca oturuş şeklinizi değiştirmekte veya sırtınızı bir yastığa dayamanızda fayda var.<br />
<img src="http://www.romatizma.us/wp-content/uploads/oturma.jpg" alt="oturma.jpg" /><br />
İşyerindeki masanızın doğru yükseklikte olması çok önemli. Eğer kollarınızı masanın üzerine koyduğunuzda yukarı doğru çekmek zorunda kalmıyorsanız, masanın yüksekliği ideal demektir. Bacaklarınızın da masanın altında rahat etmesine özen gösterin. Çalışma alanınız en az 160 x 80 cm büyüklüğünde olmalı. Sürekli kullandığınız büro malzemeleri elinizin altında olmalı, nadiren kullandıklarınızı ise biraz uzağınızda bulundurursanız, onlara ulaşmak için biraz hareket etme şansınız olur. Fax veya printer gibi büro aletlerinin ise size biraz uzakta olmalarında fayda var. Böylece gün içerisinde yerinizden kalkma ve hareket etme şansını yakalayabilirsiniz.</p>
<p>Bilgisayar ekranı en çok gözlerimizi yorar. Yansıma veya çok küçük yazılar gözlerimizi daha çok odaklamamıza, bu da kasılmamıza yol açar. Bu nedenle ekranın büyüklüğü, rengi, klavyenin durduğu yer ve çevresinin sizi rahatsız edecek nitelikte olmaması gerekir.</p>
<p><strong>Doğru kaldırma ve taşıma yöntemi</strong><br />
Defalarca okuyup duymamıza rağmen, hala yükleri yanlış kaldırıyor ve taşıyoruz. Dolayısıyla da sırtımıza çok zarar veriyoruz. Ağrılara maruz kalmamak için, bunlara dikkat etmelisiniz:</p>
<p>* Yerden bir şey alırken asla eğilmeyin. Her zaman diz çökün ve öyle kaldırın. Yere bırakırken de aynısını yapın.<br />
* Çok ağır yükleri birden değil, parti parti taşıyın.<br />
* Taşıdıklarınızı hep vücudunuza yakın tutun ve belinizle kesinlikle desteklemeyin.<br />
* Tek taraflı taşımaktan kaçının. Mümkünse yükü iki elinizle taşıyarak dengeleyin.</p>
<p><strong>Ev işleri yaparken dikkat</strong><br />
Mutfak işleri, çamaşır ve temizlik, günümüz teknolojinin nimetleri sayesinde artık problem olmaktan çıktı. Fakat yine de modern hayatın getirdiği bir takım olumsuzluklar, sırt ağrılarına neden oluyor. Örneğin hazır mutfaklarda lavabolar ya çok alçak oluyor ya da dolaplar fazla yukarı monte ediliyor. Yine de ufak tefek önlemlerle sırt ağrılarından kaçınabilirsiniz.</p>
<p>* Sık kullandığınız tabak çanağı, dolaplarınızın alt raflarına yerleştirin.<br />
* Mutfak aletlerini mümkün olduğunca göz hizanızda bulundurun. Böylece sürekli eğilmekten kaçınmış olursunuz.<br />
* Yeni mutfak yaptıranlar lavabo, buzdolabı, dolap gibi eşyaların yerinin rahat ve kolay kullanılır olmasına dikkat etmeli.</p>
<p>Ütü yaparken: Yüksekliği ayarlanabilir bir ütü masası tercih edin. En ideal masa, bel hizanızda olanlar. Mümkün olduğunca ütü masasının yakınında durun ve bir ayağınızı küçük bir tabureye yaslayın. Sık sık da ayaklarınızı değiştirin. Çamaşır sepetini bir sandalyenin üzerine alırsanız, sürekli eğilmek zorunda kalmazsınız.</p>
<p>Cam silme: Bu iş için özel olarak üretilen aletler var. Mümkün olduğunca onları kullanın. Böylece hem camları en küçük ayrınıtısına kadar temizleyebilir hem de kendinizi yormazsınız.</p>
<p>Süpürme işi: Elektrik süpürgenizin sapının ayarlanabilir olmasına dikkat edin. Koltukların altını süpürürken de eğilmek yerine diz çökün.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.turanuslu.com/2008/05/03/sirt-agrilarindan-korunma/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Kostokondrit (Tietze Sendromu)</title>
		<link>http://www.turanuslu.com/2008/05/03/kostokondrit-tietze-sendromu/</link>
		<comments>http://www.turanuslu.com/2008/05/03/kostokondrit-tietze-sendromu/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 03 May 2008 10:57:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Doç. Dr. Turan Uslu</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Sırt Ağrıları]]></category>

		<category><![CDATA[kostokondrit]]></category>

		<category><![CDATA[kostokondrit tedavisi]]></category>

		<category><![CDATA[tietze sendromu]]></category>

		<category><![CDATA[tietze sendromu tedavisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.romatizma.us/kostokondrit-tietze-sendromu/</guid>
		<description><![CDATA[Bu isim Latince deki costa (kaburga) ve Yunancadaki chondros (kıkırdak) sözcüklerinden gelmektedir. Bu hastalık kaburga kıkırdaklarını tutar. Kostokondrit, Tietze sendromu adıyla da bilinir.

Belirtiler
* Göğüste ağrı, özellikle göğüs kafesinin önünde
* Göğüs kemiğinin (sternum) çevresindeki dokularda şişme de olabilir.
Ağrı kaburgadaki bir iltihabın sonucu oluşur. İltihabın nedeni, göğüs kafesine gelen bir darbe olabilir, ancak çoğu kez neden bilinmemektedir. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bu isim Latince deki costa (kaburga) ve Yunancadaki chondros (kıkırdak) sözcüklerinden gelmektedir. Bu hastalık kaburga kıkırdaklarını tutar. Kostokondrit, Tietze sendromu adıyla da bilinir.<br />
<span id="more-61"></span><img src="http://www.romatizma.us/wp-content/uploads/tietzesendromu.jpg" alt="tietzesendromu.jpg" /><br />
<strong>Belirtiler</strong></p>
<p>* Göğüste ağrı, özellikle göğüs kafesinin önünde<br />
* Göğüs kemiğinin (sternum) çevresindeki dokularda şişme de olabilir.</p>
<p>Ağrı kaburgadaki bir iltihabın sonucu oluşur. İltihabın nedeni, göğüs kafesine gelen bir darbe olabilir, ancak çoğu kez neden bilinmemektedir. Ağrı, kaburgaların hareket ettirilmesi ya da hasta bölgeye doğrudan basınç uygulanmasıyla artabilir. Ağrı ilk ortaya çıktığında, kalp krizi olasılığı akla gelebileceğinden endişe duyulmasına neden olabilir. Kostokondrit acil bir durum değildir, ancak göğüste ani ve şiddetli bir ağrı ortaya çıktığında, kalp krizi olasılığı nedeniyle hemen doktorunuza başvurun.</p>
<p><strong>Teşhis</strong><br />
Kaburgaların birleşme yerinde, şişme ile birlikte ya da şişme olmadan oluşan hassasiyet ana belirtidir, ancak, herhangi bir kalp ya da akciğer hastalığı olmadığından emin olmak için göğüs röntgeni, elektrokardiyogram ve kan testleri gerekebilir.</p>
<p><strong>Tedavi</strong><br />
Uygun dinlenmeyle, belirtiler zaman içinde ortadan kaybolabilir. Egzersiz belirtileri şiddetlendirebilir, bu nedenle şikayetleri artıran hareketlerden kaçının.</p>
<p><strong>İlaç Tedavisi</strong><br />
Aspirin ve diğer antienflamatuar ilaçlar yararlı olabilir. Gerekirse, hasta bölgeye kortizon gibi steroid bir ilaç enjekte edilebilir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.turanuslu.com/2008/05/03/kostokondrit-tietze-sendromu/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Skolyoz (Omurganın yana eğriliği)</title>
		<link>http://www.turanuslu.com/2008/05/03/skolyoz-omurganin-yana-egriligi/</link>
		<comments>http://www.turanuslu.com/2008/05/03/skolyoz-omurganin-yana-egriligi/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 03 May 2008 10:42:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Doç. Dr. Turan Uslu</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Sırt Ağrıları]]></category>

		<category><![CDATA[omurga eğriliği]]></category>

		<category><![CDATA[omurga eğriliği tedavisi]]></category>

		<category><![CDATA[skolyoz]]></category>

		<category><![CDATA[skolyoz tedavisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.romatizma.us/skolyoz-omurganin-yana-egriligi/</guid>
		<description><![CDATA[Omurganın yanlara doğru “S” veya “C” biçiminde kıvrılmasıdır. Bunun sonucunda omurga döner ve bir omuz ve bir kalça diğerinden yüksek görünür. Genetik olanları varsa da genellikle çoğunun sebebi bilinmemektedir. (idiopatik skolyoz)

Herhangi bir yaşta olabilir. İnfantil skolyoz 3 yaş altında görülür. Genellikle doğumsal yapı bozukluklarına, sinir ve adale hastalıklarına ( muskuler distrofi, spastik felç gibi) , [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Omurganın yanlara doğru “S” veya “C” biçiminde kıvrılmasıdır. Bunun sonucunda omurga döner ve bir omuz ve bir kalça diğerinden yüksek görünür. Genetik olanları varsa da genellikle çoğunun sebebi bilinmemektedir. (idiopatik skolyoz)<span id="more-60"></span></p>
<p><img src="http://www.romatizma.us/wp-content/uploads/skolyoz.jpg" alt="skolyoz.jpg" /></p>
<p>Herhangi bir yaşta olabilir. İnfantil skolyoz 3 yaş altında görülür. Genellikle doğumsal yapı bozukluklarına, sinir ve adale hastalıklarına ( muskuler distrofi, spastik felç gibi) , kazalara, enfeksiyon ve tümörlere bağlı olarak gelişebilir. Juvenil skoltoz 3-10 yaşları arası görülür ve nadirdir. 10 yaş sonrası görülen adolesan (buluğ çağı) skolyoz olarak adlandırılır ve en sık görülen tipidir.</p>
<p>Skolyoz büyümenin devam ettiği buluğ çağı boyunca hızlı bir ilerleme gösterir. İskelet gelişiminin tamamlanıp büyümenin durduğu yaşlarda ilerleme ileri eğrilikler hariç durur. 50 derece özelliklede 70 derece üzeri eğrilikler erişkin yaşlarda oldukça az olmasına karşı ilerleme gösterirler.</p>
<p>Skolyoz genellikle ağrı yapmaz. Tedavi eğilmenin ilerlemesini engellemek, görünüm bozukluğunu gidermek, gelişebilecek solunum ve dolaşım problemlerini engellemek, omurgada gelişebilecek kireçlenmelerini engellemek amacıyla yapılır.</p>
<p><strong>Tanı</strong><br />
Doktor ve ailelerin skolyozu en kolay tanıyabilmelerinin yolu çocukların kollarını aşağı sarkıtarak öne eğildiklerinde sırtta ve özellikle kürek kemiği seviyesinde asimetrinin farkedilmesidir. Bu asimetrinin diğer sebeplerinin( travma, kas tutulması gibi) olup olmadığına da bakılmalıdır.</p>
<p>Tanı rontgen ile teyid edilir. Burada skolyozu tam değerlendirmek için ortoröntgenogram denilen tüm omurgayı gösteren filmler kullanılmalıdır. Bu filmlerde eğriliğin bölgesi ve derecesi değerlendirilir. İlerleme riski olan vakalarda 3-6 ay aralıklarla iskelet gelişimi tamamlanana kadar rontgen tetkiki yinelenmelidir.</p>
<p><strong>Tedavi</strong></p>
<p>* Gözlem: 20 derecenin altında ve iskelet gelişimi tamamlanmaya yakın hastalarda sadece gözlem ve belirli aralıklarla kontrol yeterlidir.<br />
* Korse: Korsenin amacı eğimin artışının engellenmeye çalışılmasıdır. Korse özellikle eğimin 30 derece civarında olduğu ve büyümenin devam ettiği çocuklarda etkilidir. Korse etkisi 40 derece üstü eğriliklerde ve iskelet gelişimi tamamlanmasına uzun yıllar olan çocuklarda azalmaya başlar.<br />
* Cerrahi: Eğim 50 derece üzerinde ve çocuk hala büyüyorsa cerrahi kaçınılmazdır. 50 derece üzeri eğrilikler büyüme sona erdikten sonra da oldukça az olsa da artmaya devam eder. Bu sebeple ilerideki komplikasyonları önlemek, görüntü açısından cerrahi seçeneği iyi değerlendirilmelidir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.turanuslu.com/2008/05/03/skolyoz-omurganin-yana-egriligi/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Kamburluk (Kifoz)</title>
		<link>http://www.turanuslu.com/2008/05/03/kamburluk-kifoz/</link>
		<comments>http://www.turanuslu.com/2008/05/03/kamburluk-kifoz/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 03 May 2008 10:40:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Doç. Dr. Turan Uslu</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Sırt Ağrıları]]></category>

		<category><![CDATA[kamburluk]]></category>

		<category><![CDATA[kamburluk nedir]]></category>

		<category><![CDATA[kamburluk tedavisi]]></category>

		<category><![CDATA[kifoz]]></category>

		<category><![CDATA[kifoz tedavisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.romatizma.us/kamburluk-kifoz/</guid>
		<description><![CDATA[Çocukların kambur duruşu ailelerin başlıca sorunlarından biridir. Bununla beraber sırttaki eğim çoğunlukla normaldir. Kifoz veya kamburluk denince sırttaki eğimin aşırı derecede artmış olması anlaşılır.

Kifoz değişik sebeplerle gelişir. Gevşek bir biçimde oturma-yürüme, kötü duruş pozisyonu omurgadaki bağları gerer ve bu da zamanla omurganın doğal eğiminin artmasına sebep olur. Bu duruşa bağlı kifoz genellikle buluğ çağında gelişir. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Çocukların kambur duruşu ailelerin başlıca sorunlarından biridir. Bununla beraber sırttaki eğim çoğunlukla normaldir. Kifoz veya kamburluk denince sırttaki eğimin aşırı derecede artmış olması anlaşılır.<span id="more-59"></span></p>
<p><img src="http://www.romatizma.us/wp-content/uploads/kamburluk.jpg" alt="kamburluk.jpg" /><br />
Kifoz değişik sebeplerle gelişir. Gevşek bir biçimde oturma-yürüme, kötü duruş pozisyonu omurgadaki bağları gerer ve bu da zamanla omurganın doğal eğiminin artmasına sebep olur. Bu duruşa bağlı kifoz genellikle buluğ çağında gelişir. Ağrı nadirdir. Bu durumda karın sırt ve bacak adalelerinin geliştirilmesi olayın ilerlemesine engel olur, sınırlı da olsa düzelme sağlar. Özellikle ders çalışan, duruşuna dikkat etmeyen çocuklarda ve gençlerde görülür.</p>
<p>Genç kızlarda göğüslerin çıkma döneminde duruş bozukluğuna bağlı kifoz görülebilir, aileler buna dikkat etmelidir.</p>
<p>Bir diğer tip yaşlılıkta ortaya çıkan osteoporoza bağlı kamburluktur. Osteoporozda kemikler zayıflar ve incelir. Her omurun diğeri üzerine baskısı sonucu ağırlığın fazla bindiği omur gövdesinin ön kısım yüksekliği azalır ve kamburluk oluşur. Kadınlarda menapozdan sonra erkeklerde daha ileri yaşlarda görülür.</p>
<p>Yukarıda anlatılan fonksiyonel (veya gelişimsel) kamburluklara göre daha ciddi kamburluklar doğumsal veya hastalıklara bağlı gelişebilir.</p>
<p>Doğumsal kifoz<br />
Bazı çocuklarda omurga yapısı doğumsal olarak anomalilere sahiptir. Omurlar arasında kaynamalar, yapışıklar çocuk büyüdükçe ilerleyen kamburluklara sebep olur. Bu tür kamburluklar hemen doğumda da görülebilir. Bu tür kamburluklar çok hızlı ve ciddi biçimde artarlar.</p>
<p>Cerrahi tedavilerle, ilerlemeyi engelleyip düzelme sağlanabilir. Ancak genelde bu çocuklarda boy kısalığı kaçınılmazdır.</p>
<p>Scheuermann kifozu<br />
Scheurmann kifozu bu hastalığı ilk tanımlayan Danimarka’lı doktorun adı ile anılmaktadır. Omurların büyüme kıkırdaklarının ön kısmında büyüme yavaşlar, arka bölüm ise büyümesini normal sürdürür. Sonuçta omurlarda kamalaşma, üstüste bindiklerinde ciddi kamburluk oluşur. Duruş kifozuna benzer şekilde 10 yaşlarında farkedilmeye başlar. Genellikle ağrısızdır fakat görünüm bozukluğuna sebep olur. Duruş bozukluğu kifozu ile Scheuermann kifozu arasındaki fark röntgenle tanınır. Duruş bozukluğu kifozunda omurgalar ve diskler normal biçim ve görünümdedir. Scheuermann kifozunda ise omurlarda kamalaşma vardır. Genellikle sırt nadiren bel omurlarında görülür.</p>
<p>Omurdaki eğim 50 derece ve üzerinde ise anormal olarak kabul edilir. Çocuklar büyüdükçe eğim de artar. İyi bir egzersiz programı ve ağrı olduğunda ağrı kesiciler ve istirahat önerilir. Çocuk büyüme periyodunda ise bazen bir korse ile büyüme periyodunun sonuna kadar eğimin artması önlenmeye çalışılır. Eğim 75 dereceyi geçtiğinde cerrahi tedavi önerilir. Cerrahi, eğimin düzelmesini ve ilerlemesinin önlenmesini sağlar. Kifozlu hastalarda sırt, omuz, boyun, baş ve boyun ağrıları, kollara vuran ağrılar, myofasial ağrılar sık görülür.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.turanuslu.com/2008/05/03/kamburluk-kifoz/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Scheuermann Hastalığı</title>
		<link>http://www.turanuslu.com/2008/05/03/scheuermann-hastaligi/</link>
		<comments>http://www.turanuslu.com/2008/05/03/scheuermann-hastaligi/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 03 May 2008 10:34:26 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Doç. Dr. Turan Uslu</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Sırt Ağrıları]]></category>

		<category><![CDATA[Scheuermann]]></category>

		<category><![CDATA[Scheuermann Hastalığı]]></category>

		<category><![CDATA[Scheuermann Hastalığı tedavisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.romatizma.us/scheuermann-hastaligi/</guid>
		<description><![CDATA[13-17 yaşlarında daha çok erkek çocuklarında görülen, sık rastlanan bir sırt ağrısı sebebidir. Sırt arkasında ve belde ağrı, kamburlaşma ve yuvarlak omuzlar şeklinde kendini gösterir. Hastaların %75 inde sırt, %25 inde sırt ve bel bölgesi tutulur. Sırttaki kamburluklardan dolayı bel çukurluğu artmıştır. Hastalarda sırt ağrılarının yanısıra boyun, bel ve omuz ağrılarıda olabilir. Hastaların yaklaşık üçte [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>13-17 yaşlarında daha çok erkek çocuklarında görülen, sık rastlanan bir sırt ağrısı sebebidir. Sırt arkasında ve belde ağrı, kamburlaşma ve yuvarlak omuzlar şeklinde kendini gösterir. Hastaların %75 inde sırt, %25 inde sırt ve bel bölgesi tutulur. Sırttaki kamburluklardan dolayı bel çukurluğu artmıştır. Hastalarda sırt ağrılarının yanısıra boyun, bel ve omuz ağrılarıda olabilir. Hastaların yaklaşık üçte birinde skolyoz (omurganın yana eğriliği) vardır.<span id="more-58"></span></p>
<p>Tedavisinde istirahat, korseleme, ekstansiyon egzersizleri ve beldeki çukurluğu azaltmak için pelvik tilt egzersizleri yaptırılır. Duruş eğitimi yaptırılır. Öne eğilerek oturma engellenmeye çalışılır. Sonuç genellikle iyidir.</p>
<p><img src="http://www.romatizma.us/wp-content/uploads/scheuermann.JPG" alt="scheuermann.JPG" /></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.turanuslu.com/2008/05/03/scheuermann-hastaligi/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Duruş ve Duruş Bozuklukları</title>
		<link>http://www.turanuslu.com/2008/05/03/durus-ve-durus-bozukluklari/</link>
		<comments>http://www.turanuslu.com/2008/05/03/durus-ve-durus-bozukluklari/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 03 May 2008 10:26:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Doç. Dr. Turan Uslu</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Bel Ağrıları]]></category>

		<category><![CDATA[Sırt Ağrıları]]></category>

		<category><![CDATA[bel ağrısı]]></category>

		<category><![CDATA[doğru duruş]]></category>

		<category><![CDATA[doğru yatış]]></category>

		<category><![CDATA[duruş egzersizleri]]></category>

		<category><![CDATA[duruş pozisyonları]]></category>

		<category><![CDATA[ideal duruş]]></category>

		<category><![CDATA[ideal oturuş]]></category>

		<category><![CDATA[ideal yatış]]></category>

		<category><![CDATA[sırt ağrısı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.romatizma.us/durus-ve-durus-bozukluklari/</guid>
		<description><![CDATA[Normal postür (duruş) nedir ?
Kas iskelet sisteminde bir zorlanmaya sebep olmayan, vücudun normal eğriliklerinin korunduğu, eklemlere uygulanan kuvvetlerin dengeli dağıldığı duruşa normal postür yada normal duruş denilir.
İyi bir postür eğitimi çocukluk yaşından itibaren başlar. Kötü postür hayatın ileri dönemlerinde karşılaşılabilecek birçok romatizmal hastalığın, organ bozukluklarının ve ruhsal bozuklukların sebebi olabilir.
İdeal ayakta durma pozisyonu
Baş dik ileri [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Normal postür (duruş) nedir ?</strong><br />
Kas iskelet sisteminde bir zorlanmaya sebep olmayan, vücudun normal eğriliklerinin korunduğu, eklemlere uygulanan kuvvetlerin dengeli dağıldığı duruşa normal postür yada normal duruş denilir.<span id="more-57"></span></p>
<p>İyi bir postür eğitimi çocukluk yaşından itibaren başlar. Kötü postür hayatın ileri dönemlerinde karşılaşılabilecek birçok romatizmal hastalığın, organ bozukluklarının ve ruhsal bozuklukların sebebi olabilir.</p>
<p><strong>İdeal ayakta durma pozisyonu</strong></p>
<p>Baş dik ileri ve geri eğiklik yapmaksızın yanlardan bakıldığında kulaklar tam omuzlar hizasında olmalıdır. Göğüs dik durmalı bel ve boyundaki çukurluklar normalden fazla veya az olmamalıdır. Karın düz olmalıdır. Omuzlar dik olmalı, çökmüş gibi olmamalıdır.</p>
<p><strong>İdeal yatış pozisyonu</strong><br />
Yatak sert ve düz olmalı, vücut ağırlığı ile yaylanmamalıdır. Baş ve gövde uyum içinde olmalıdır. Yastık çok alçak veya çok yüksek olmamalı, boyundaki çukurluğu destekleyecek kadar olmalıdır. Çok yumuşak yastıklar zararlıdır. Ayrıca çok sert ve yüksek yastıklar başın askıda kalmasına ve boynun zorlanmasına sebep olur.</p>
<p><strong>İdeal oturma pozisyonu</strong></p>
<p>Oturma postürü ayakta durma postürüne göre daha gevşek bir postürdür. İdeal bir oturmada yük her iki kalça üzerine eşit olarak dağılmalı, bel ve sırt dik olmalıdır. Oturulan yer yeterli yükseklikte olmalı, her iki ayak yere eşit olarak temas etmelidir. Çalışma esnasında öne eğilmeyi önlemek için masaya yakın oturulmalı, araba kullanılıyorsa direksiyona yakın olunmalıdır. Sırt ve mümkünse baş, eğimi hafif arkaya bakan bir destekle desteklenmelidir. Otururken kolların bir destekle desteklenmesi omuz ve boyuna binen yükü azaltır.</p>
<p><strong>Sık rastlanan duruş bozuklukları ve sebepleri</strong><br />
Kifoz (kamburluk) : Sırt omurgasının öne doğru eğik olmasıdır. Aşırı kilolular ve gebelerde görülebilir. Düz tabanlık gibi deformiteler, ankilozan spondilit gibi romatizmal hastalıklar, bel çukurluğunda artma, karın kaslarında zayıflık, zayıf sırt kasları, desteklenmeyen iri göğüsler vs kifozun en önemli sebepleridir. Ayrıca göğüslerin çıkması döneminde kızlar öne eğilerek otururlar bu da dorsal kifoza (kamburluk) sebep olur, bu durum daha sonraki boyun, omuz ve sırt ağrılarına zemin hazırlayabilir. Kifoz kürek kemiği hareketlerini etkileyerek düşük omuz, torasik çıkışın daralması (boyundan çıkıp kollara giden damar ve sinirlerin geçtiği dar bir bölge) gibi ilave problemlere yol açabilir. Osteoporoza bağlı çökme kırıklarında ilerlemiş kifoz deformiteleri görülür.</p>
<p>Lordoz (çukur bel) : Beldeki normal çukurluğun artmasıdır. Karın, sırt, kalça kasları ve bağlarındaki dengesizlikler ve güç kayıpları bel çukurluğunu artırır. Gebelikte bel çukurluğu artar. Ayrıca karın kaslarında gevşeklik, aşırı kilo lomber lordozu artırır. Lomber lordonun en önemli sonucu bel ve bacak ağrılarıdır. Ayrıca omurlarda kayma (spondilolistezis) olan hastalarda lombel lordoz (bel çukurluğu) artmıştır.</p>
<p>Kifolordoz (kamburluk ve çukur bel) : Bu kişilerde sırtta kamburluk, belde de çukurluk vardır. Kalça öne doğru eğiktir. Bu hastalarda dizler arkaya eğik, kalçalar ise öne eğiktir. Baş öne doğrudur, ancak kamburluktan dolayı boyundaki çukurluk artmıştır. Bu hastalarda boyun, omuz, sırt, bel ve bacak ağrıları sık görülür.</p>
<p>Arkaya eğik bel: Bu duruş bozukluğunda kalçalar önde, dizler geridedir. Sırt belirginleşmiş, göğüs kafesi öne çıkmış ve vücudun ağırlık merkezi ayağın ön kısmına kaymıştır. Bu duruş bozukluğunda omurga (bel, boyun, sırt) ve omuz ağrıları sık görülür. Bu tip postürel bozuklukta arka uyluk kasları zayıf ve uzun, tensor fasia lata kası kuvvetli, iliotibial bant gergindir.</p>
<p>Düzleşmiş bel: Bu postürde karın kasları kuvvetli, bel ekstansörleri (doğrultucu kaslar) zayıftır. Kalça ve diz eklemi hiperekstansiyondadır (aşırı doğrulmuş). Kalça fleksörleri (bükücü kaslar) uzun ve zayıf, arka uyluk kasları kısa ve kuvvetlidir. Düzleşmiş belde disklere binen yük arttığı için bel fıtığı riski artar.</p>
<p>Düşük omuz : Uzun süre masa başında çalışanlar, bilgisayar ve daktilo gibi klavyeli cihaz kullananlar, borsa çalışanları gibi sürekli bir ekran izlemek zorunda kalanlar, çok fazla miktarda el işi (ince iş) yapanlarda sırtta kamburluk, omuzlarda çökme ve yuvarlaklaşma ve boynun öne doğru eğim yapması şeklindeki duruş bozuklukları ile çok sık karşılaşırlar. Bu kişilerde aynı pozisyona maruz kalmaktan ve tekrarlayan mikrotravmalardan dolayı omuz ağrıları, boyun ağrıları, kürek kemikleri arasında ağrı, kol ve el bileği ağrıları çok sık görülür. Bazen ciddi boyun fıtıkları, dejeneratif değişiklikler (boyun kireçlenmeleri), rotator manşon tendinitleri, kümülatif travma hastalığı, karpal tünel sendromu ve torasik çıkış sendromları görülebilir. Uzun süreli kötü ve aynı pozisyonda ders çalışan öğrenci ve akademisyenlerde de benzer tablolar görülebilir.</p>
<p><strong>Duruş egzersizleri</strong><br />
<strong>Ayakta yapılacak egzersizler</strong><br />
Çeneniz geride, başınız dik, kollarınız gövdeye yakın, karın düz olacak şekilde yürümeye çalışınız. Kauçuk tabanlı, kaymayan ayakkabıları tercih ediniz. Yürürken ayaklarınız dışa doğru değil öne doğru baksın.</p>
<p>Bir duvara karşı durup kollarınızı kaldırabildiğiniz kadar yukarı kaldırın. Bu esnada karnınızı içeri çekerek belinizi düzleştirmeye çalışın. Bu egzersizi yaparken bir kolunuzu kaldırabildiğiniz kadar yukarı kaldırırken, diğer kolunuzu indirebildiğiniz kadar aşağıyı doğru uzatın. Daha sonra kollarınızı değiştirin.</p>
<p>Ellerinizi arkadan bel ortasına getirin. Eğilebildiğiniz kadar arkaya eğilmeye çalışın. Bu esnada karın kaslarınızın kasıldığını hissedin.</p>
<p>Sırtınızı bir duvara yaslayınız, ayaklarınızı 25 cm kadar duvardan uzağa koyunuz. Dizleriniz hafif bükülü durumda iken baş, omuz ve sırtınızı duvarla temas halinde tutunuz. Bu pozisyonda, duvarla temas halinde iken aşağı-yukarı kayın. Sırt bölgenize plastik bir top koyarak bu egzersizi daha etkili hale getirebilirsiniz.</p>
<p><strong>Oturarak yapılacak egzersizler</strong><br />
Başka bölümlerde anlatılan boyun egzersizleri uzun süre oturmaktan kaynaklanan zorlanmaları dengelemek için kullanılabilir.</p>
<p>Otururken omuzlarınızı kaldırabildiğiniz kadar kaldırın. Sonra omuzlarınızı öne, aşağıya ve arkaya hareket ettirerek daireler çizin. Bu hareketi ayakta da yapabilirsiniz.</p>
<p>Arkalıklı bir sandalyede yada taburede oturun. Kürek kemiklerinizi orta hatta doğru yaklaştırabildiğiniz kadar yaklaştırın.</p>
<p>Arkalıklı bir sandalyeye oturun. Sandalyenin kollarından tutarak sırt bölgenizi sandalyenin üst destek noktasına getirerek geriye doğru geriniz.</p>
<p><strong>Yatarak yapılacak egzersizler</strong><br />
Dizleriniz bükülüyken sırt üstü uzanın. Başınız ve omuzlarınızı yere koyun. Bu esnada kalça, uyluk ve gövdenizi kaldırarak köprü kurun. Bu egzersizi daha sonra sağ ve sol bacağınızdan ayrı ayrı destek alarak tekrarlayın.</p>
<p>Dizleriniz bükülü iken sırt üstü yatın. Kalçanız çok hafif kalkarken, karnınızı içe çekin ve bel çukurluğunu yere bastırmaya çalışın.</p>
<p>Sırt üstü dizleriniz bükülü iken yatın, kürek kemiklerinizin arasına rulo haline getirilmiş büyükçe bir havlu koyun. Omuzlarınızı aynı anda yere doğru yaklaştırmaya çalışın.</p>
<p>Yüzüstü uzanın önce sağ sonra sol kolunuzu havaya kaldırmaya çalışın. Aynı hareketi karnınızın altına bir yastık koyarak kollarınız yanda iken tekrar ediniz. Bu hareketi yaparken sağ ve sola doğru gövdenizi esnetin.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.turanuslu.com/2008/05/03/durus-ve-durus-bozukluklari/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Sırt Ağrıları ve Sebepleri</title>
		<link>http://www.turanuslu.com/2008/05/03/sirt-agrilari-ve-sebepleri/</link>
		<comments>http://www.turanuslu.com/2008/05/03/sirt-agrilari-ve-sebepleri/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 03 May 2008 03:10:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Doç. Dr. Turan Uslu</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Sırt Ağrıları]]></category>

		<category><![CDATA[sırt]]></category>

		<category><![CDATA[sırt ağrıları tedavisi]]></category>

		<category><![CDATA[sırt ağrısı]]></category>

		<category><![CDATA[sırt ağrısı tedavisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.romatizma.us/sirt-agrilari-ve-sebepleri/</guid>
		<description><![CDATA[Anatomi
Sırt bölgesi 12 adet omur ve bunların arasındaki disklerden oluşmuştur. Ayrıca her bir sırt omuruna iki adet kaburga kemiği eklem yapar ve göğüs kafesini oluşturur. Sırt bölgesi boyun ve bele göre daha az hareketlidir. Bu sebeple fıtık, kireçlenme, gibi hastalıklardan daha az etkilenir.

Sırt ağrılarının sebepleri nelerdir?
Sırt ağrısının bir çok sebebi vardır.

stres ( sabah yorgunluğu, bitkinlik, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Anatomi</strong><br />
Sırt bölgesi 12 adet omur ve bunların arasındaki disklerden oluşmuştur. Ayrıca her bir sırt omuruna iki adet kaburga kemiği eklem yapar ve göğüs kafesini oluşturur. Sırt bölgesi boyun ve bele göre daha az hareketlidir. Bu sebeple fıtık, kireçlenme, gibi hastalıklardan daha az etkilenir.<br />
<span id="more-56"></span><img src="http://www.romatizma.us/wp-content/uploads/sirtagrisi.jpg" alt="sirtagrisi.jpg" /><br />
<strong>Sırt ağrılarının sebepleri nelerdir?</strong><br />
Sırt ağrısının bir çok sebebi vardır.</p>
<ul>
<li>stres ( sabah yorgunluğu, bitkinlik, yaygın başağrıları)</li>
<li>duruş bozuklukları( bilgisayar kullanma, şoförlük)</li>
<li>kamburluk</li>
<li>omurganın yana eğrilikleri</li>
<li>juvenil kifoz(özellikle gelişme döneminde erkek çocuklarda görülen bir çeşit kamburluk)</li>
<li>hiparostosis ( daha çok erkeklerde görülen bir çeşit kireçlenme )</li>
<li>iç organlardan yansıyan ağrılar</li>
<li>interkostol nevralji</li>
<li>sırt bölgesinde fıtık ve kireçlenmeler boyun bölgesindeki fıtık ve kireçlenme ağrılarının sırta yansıması ( bu durumda özellikle kürek kemikleri arasında ve altında ağrı olur )</li>
<li>osteoporoz ( kemik erimesi )</li>
<li>iltihaplı romatizmalar ( ankilozan spondilit )</li>
<li>multipl miyelom ( bir çeşit kemik tümörü )</li>
<li>kemik tüberkülozu</li>
<li>çökme kırıkları</li>
<li>iyileşmiş omurga kırıkları</li>
</ul>
<p><strong>Sırt ağrıları hangi durumlarda tehlikelidir?</strong></p>
<ul>
<li>şiddetli ağrı</li>
<li>gece terlemesi</li>
<li>zayıflama</li>
<li>boy kısalması</li>
<li>bacaklarda kuvvet kaybı, uyuşma</li>
<li>kan tahlilinde yüksek sedimantasyon, idrarda protein</li>
<li>solunum sıkıntısı</li>
</ul>
<p>Sırt ağrısına yukarıda bulgular ve belirtiler eşlik ediyorsa durum ciddiye alınmalı ve mutlaka ileri tetkikler yapılmalıdır.</p>
<p>Sırt ağrıları büyük çoğunlukla mekanik, dejeneratif bozukluklar ya da bel veya boyundan yayılan ağrılara bağlıdır.</p>
<p><strong>Tedavi nasıldır</strong><br />
Mekanik ve dejeneratif bozukluklara bağlı sırt ağrılarının tedavileri birbirine benzer. Kas gevşeticiler, antiromatizmal ilaçlar, yüzeysel etkili pomatlar, ağrı kesiciler ve antidepresan ilaçlar en sık kullanılan ilaçlardır. Sırt ekstansiyon egzersizleri, bel fleksiyon egzersizleri, boyun egzersizleri ve omuz kaslarını kuvvetlendirici egzersizler en sık yapılan egzersizler. Fibromiyalji ve miyofasial ağrılı hastalarda tetik nokta enjeksiyonları ve soğuk spray uygulamaları oldukça faydalıdır.</p>
<p>Fizik tedavi uygulamaları çoğu hasta için tedavi edicidir. Mekanik ve dejeneratif hastalıkların dışındaki hastalıklar sebeplerine göre tedavi edilirler.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.turanuslu.com/2008/05/03/sirt-agrilari-ve-sebepleri/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Sırt Anatomisi</title>
		<link>http://www.turanuslu.com/2008/05/03/sirt-anatomisi/</link>
		<comments>http://www.turanuslu.com/2008/05/03/sirt-anatomisi/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 03 May 2008 03:06:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Doç. Dr. Turan Uslu</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Sırt Ağrıları]]></category>

		<category><![CDATA[sırt]]></category>

		<category><![CDATA[sırt ağrısı]]></category>

		<category><![CDATA[sırt anatomisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.romatizma.us/sirt-anatomisi/</guid>
		<description><![CDATA[Sırt bölgesi; 12 adet omur ve bunların arasındaki disklerden oluşmuştur. Ayrıca her bir sırt omuruna iki adet kaburga kemiği eklem yapar ve göğüs kafesini oluşturur. Sırt bölgesi boyun ve bele göre daha az hareketlidir. Bu sebeple fıtık, kireçlenme gibi yıpranma ve yozlaşmaya bağlı hastalıklardan daha az etkilenir. Ancak kanlanmasının daha iyi olmasından dolayı çeşitli tümörlere [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Sırt bölgesi; 12 adet omur ve bunların arasındaki disklerden oluşmuştur. Ayrıca her bir sırt omuruna iki adet kaburga kemiği eklem yapar ve göğüs kafesini oluşturur. Sırt bölgesi boyun ve bele göre daha az hareketlidir. Bu sebeple fıtık, kireçlenme gibi yıpranma ve yozlaşmaya bağlı hastalıklardan daha az etkilenir. Ancak kanlanmasının daha iyi olmasından dolayı çeşitli tümörlere bağlı kemik yayılımları sırt bölgesinde daha sık görülür.<span id="more-55"></span></p>
<p><img src="http://www.romatizma.us/wp-content/uploads/sirtanatomisi.jpg" alt="sirtanatomisi.jpg" /></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.turanuslu.com/2008/05/03/sirt-anatomisi/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
	</channel>
</rss>
